Son İletiler

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
1
KUR' AN ÂYET' LERİ(007) / NAMAZIN FAYDALARI
« Son İleti Gönderen: is Mayıs 24, 2022, 05:43:02 ÖS »
NAMAZIN FAYDALARI

           Namaz, Allah’ ın insanlara verdiği sonsuz nimetleri karşısında, kullarından istediği farz ibadetlerin başında gelmektedir. Gerçek ilim adamlarının dahi takdir ettiği, tavsiye ettiği hareket tarzlarından olan hareketleri, farz kılınmış olan namazda görmek mümkündür. Zira Rahim ve Rahman olan Allah kullarının daima mutluluklarını ister. Aşağıda yazılan faydaları sadece insanların menfaatlerinedir. Allah’ ın kılınan namazlara ihtiyacı yoktur. İhtiyaç sahipleri yalnızca namaz kılanlardır.

           Oruçta olduğu gibi, Mü' minlerin oruç tutarak aç kalmalarının Allah' a bir faydası olmadığı gibi; namaz kılanların yaptıkları hareketler ile de Allah' a faydaları yoktur. Ancak orucun hikmetlerine ermiş kimselerin faydalanması için farz kılındığının görüntüsü, bu günlerde gündeme gelen ve 2016 yılı tıp ödülüne lâyık görülen Japon bilim adamı Yoshinori Ohsumi' nin, aç kalmanın, vücuttaki lüzumsuz çer- çöp yanında, kanser hücrelerini dahi yok edebileceğinin ispatı ile(otofaji), Nobel ödülüne lâyık görülmesinde, orucun hikmetleri de gizlidir. Bunun gibi "namaz ibadeti" nin faydalarından bazıları aşağıdadır:

           NAMAZIN FAYDALARI:
           Sabah Namazı........4 REKÂT...2 sünnet, 2 farz
           Öğle Namazı.........10 REKÂT...4 ilk sünnet, 4 farz, 2 son sünnet
           İkindi Namazı.........8 REKÂT...4 ilk sünnet, 4 farz
           Akşam Namazı........5 REKÂT...3 farz, 2 sünnet
           Yatsı namazı..........13 REKÂT...4 ilk sünnet, 4 farz, 2 son sünnet, 3 vitr
           TOPLAM NAMAZ.....40 REKÂT/ GÜN
                 
           5 ABDEST ALMA/ GÜN                                     
           40 REKÂT NAMAZ/ GÜN

           40 RÜKÛ
           40 KIYAM
           40 FÂTİHA
           13 SAĞA SELÂM
           13 SOLA SELÂM

           GÜNDE BEŞ KERE BAŞA MESH VERMEK:
           KALP SAĞLIĞINI KORUR. BEYİN KANAMA RİSKİNİ AZALTIR.
           (DOKTOR İFADESİDİR. KALP KRİZİ GEÇİRENİN BAŞINI SOĞUK SU İLE ISLATMAYI TAVSİYE ETMEKTEDİRLER.)

           GÜNDE 5 VAKİT ABDEST ALIRKEN AYAKLARI YIKAMAK:
           AYAKLARIN HAREKETLİLİĞİNİ DESTEKLER.
           (150 CM. BOYU OLAN ÖMRÜNCE ABDEST ALAN BİR İNSANIN RAHATLIKLA AYAKLARINI LAVABOLARA KALDIRABİLMELERİ TESÂDÜF DEĞİLDİR.)

           13 SAĞA, 13 SOLA SELAM VERMEK:
           BOYUN KİREÇLENMELERİNE ENGEL OLUR.
           (REHABİLİTASYON YAPTIRAN FİZYOTERAPİSTİN İFADESİ: MÜSLÜMANLAR GİBİ SAĞA SOLA VE ÖNE BAŞINIZI ÇEVİRİP 10’ A KADAR SAYIN)

           40 REKÂTTA RÜKÛYA VARMAK:
           BEL KİREÇLENMELERİNİ ÖNLER; BEL, BAĞIRSAK VE DAMAR SAĞLIĞINI KORUR.

           40 KIYAMDA DURMAK:
           BEL SAĞLIĞI İÇİN, DÜZ DURMA TÂLİMİ YAPILMIŞ OLUR.

           40 FÂTİHA OKUMAK:
           "DALÂLETE DÜŞMÜŞLERİN YOLUNA İLETME"  DUASININ 40 DEFA TEKRARINI SAĞLAR.

           Sağlıklarınız dâim olsun. "Sağlık" ve "Gerçek İman" ile yaşamanın zevkini Rabb' im tüm insanlığa nasip etsin. Namazın güzelliklerini, Kur' an' ın öğretilerini kendi menfaatleri için kullanan/ menfaatleri için istismar edenlerden Rabb' im cümlemizi ve vatanımızı ve dinimizi uzak kılsın.

           Saygılarımla. 24.05.2022 19:31

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:

           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!

           3- KİTABA SONRADAN İLÂVE ETTİĞİM ÂYET' LERİ NOKSAN BIRAKMAK İSTEMEDİĞİM İÇİN(SIRASINA KOYAMAYACAĞIMDAN), VE SURE NUMARASINDAN KOLAYCA BULUNABİLECEĞİ DÜŞÜNCESİ İLE, FARKLI LİSTELERDE İLÂVE ETMEK ZORUNDA KALDIM. BAĞIŞLANMAK DİLEĞİMLE.

2
NEFİS ŞİDDETLE KÖTÜLÜĞÜ EMREDER
ALLAH' IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYİN
İNSANLARIN ÇOĞU İMAN EDECEK DEĞİLDİR
O KUR' AN, ÂLEMLERE ANCAK BİR ÖĞÜTTÜR


           NEFİS ŞİDDETLE KÖTÜLÜĞÜ EMREDER. ANCAK RABB' İMİN MAĞFİRET EDİP BAĞIŞLADIĞI(YARLIĞADIĞI) MÜSTESNA:
           12. Yûsuf Sûresi 53. Âyet- i Kerîme(243. Sayfa):
           "53. Ben yine de nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis şiddetle kötülüğü emreder. Ancak Rabbimin rahmetiyle yarlığadığı müstesna. Muhakkak ki, Rabbim bağışlayıcı ve merhametlidir."


***

           ALLAH' IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYİN; ZİRA KÂFİR KAVİMDEN BAŞKASI ALLAH' IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEZ:
           12. Yûsuf Sûresi 87. Âyet- i Kerîme(247. Sayfa):
           "87. «Ey oğullarım, gidin, Yusuf’u ve kardeşini araştırın. Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin; zira kâfir kavimden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.»"


***

           İNSANLARIN ÇOĞU İMAN EDECEK DEĞİLDİR:

           O KUR' AN, ÂLEMLERE ANCAK BİR ÖĞÜTTÜR:

           12. Yûsuf Sûresi (103.- 104.) Âyet- i Kerîmeler(249. Sayfa):
           "103. Sen ne kadar şiddetle arzulasan da, insanların çoğu iman edecek değildir."

           "104. Buna karşılık onlardan herhangi bir ücret de istemiyorsun. O Kur’ân, âlemlere ancak bir öğüttür."


           "İnsanların çoğu iman edecek değildir" diyen Allah bir MÛCİZE hüküm daha bildirmiştir. Zira:

           SONSUZ GEÇMİŞİN VE SONSUZ GELECEĞİN SAHİBİ OLAN ALLAH, kullarının imanla mı; yoksa imansız olarak, inanmadan mı Âhiret' e gideceklerini, insanları yaratırken, SONSUZ GELECEĞİ BİLDİĞİ İÇİN, yarattığı kimselerin hayat filmine işlemiş olması nedeniyle, LEVH- İ MAHFUZ' da muhafaza ettiği bu bilgiler ışığında, ne kadar insanın CENNET' i, ne kadar insan' ın CEHENNEM' i hakettiğini bildirmesi, Kur' an' ı Kerîm Âyet’ lerinin MÛCİZE bir bildirimidir.

           Bilindiği üzere Kur' ân- ı Kerîm, âlemlere Rahmet olarak indirilmiştir. Tün insanlığa müjdeci ve hidâyet rehberidir. Kur' an' da insanlar için her şeyden bir temsil vardır.

           NE TOPRAĞIN KARANLIKLARINDA BİR TANE, NE DE KURU VE YAŞ HİÇBİR ŞEY YOKTUR Kİ, O HER ŞEYİ AÇIKLAYAN, KUR' AN' DA BULUNMASIN:
           6. En’ âm Sûresi 59. Âyet- i Kerîme(135. Sayfa):
           "59. Gaybın anahtarları O’nun katındadır, onları O’ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan Kitap’ta bulunmasın."

           KUR’ AN’ DA İNSANLAR İÇİN HER TÜRLÜSÜNDEN TEMSİL VARDIR:
           39. Zümer Sûresi 27. Âyet- i Kerîme(462. Sayfa):
           “27. Yemin ederim ki, bu Kur’ân’da insanlar için her türlüsünden temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.”

           Bu özellikleri itibariyle Kur' an kimseye zorlayıcı hiçbir hüküm indirmediği gibi, Peygamber' ine de, "sen ancak tebliğcisin" demek suretiyle, kimseye zorla bir şeyi kabul ettirme müsaadesi vermemiştir. "O Kur' an, âlemlere ancak bir öğüttür."

           Öğüt alıp; Kur’ an’ ın hükümleri ile yaşayan kullarından olmamız dileklerimle.

           Saygılarımla. 21.05.2022 06:39

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!
3
KUR' AN ÂYET' LERİ(006) / ZÂLİMLER İFLAH OLMAZLAR
« Son İleti Gönderen: is Mayıs 20, 2022, 12:49:20 ÖS »
ZÂLİMLER İFLAH OLMAZLAR

           DOĞRUSU ZÂLİMLER HİÇ İFLÂH OLMAZLAR:
           12. Yûsuf Sûresi 23. Âyet- i Kerîme(239. Sayfa):
           "23. Derken, evinde bulunduğu hanım, onun nefsinden murad alıp yararlanmak istedi. Kapıları kilitledi ve «Haydi beri gel!» dedi. Yusuf: «Allah’a sığınırım! Muhakkak ki, o (kocan), benim efendim, bana çok güzel baktı. Doğrusu zalimler hiç iflah olmazlar» dedi."


           "Zâlimlerin iflâh olmayacakları" nın Allah tarafından bildirilmesi, inanan kimselerin, zulüm karşısında dirençlerini artırmalarını sağlar. Zira eninde sonunda, bir zâlim kişi, ne kadar zulüm yaparsa yapsın; zâlimlerin iflâh olmayacakları Allah(c.c.) garantisindedir. Bu nedenle:

           Zulüm yapanlara karşı Allah' ın garantisine sığınacağız. Sabırsızlık edip isyan etmeyeceğiz. Müslüman' a da bu hareket tarzı yakışır. Sabır, her derdin ilâcıdır. Ancak bununla birlikte:

           “Zulüm ile Âbad olunmaz” ya da:

           “Zulm ile âbâd olanın; sonu berbâd olur” atasözlerine de kulak verilmesi, zâlimlere, zulümlerinden vazgeçme imkânını sunması açısından önem arzeder.

           İnsanların çoğunluğuna zulmeden azınlıklar karşısında, Allah’ ın sessiz kaldığı zannedilmesin. Zira Allah:

           ALLAH İNSANLARI KAZANDIKLARI GÜNAHLAR YÜZÜNDEN HEMEN YAKALAYIVERSEYDİ, YERYÜZÜNDE HİÇBİR CANLI BIRAKMAZDI:
           35. Fâtır Sûresi 45. Âyet- i Kerîme(438. Sayfa):
           “45. Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar. Şüphe yok ki Allah, kullarını görmektedir.”

demek suretiyle Allah' ın Âyet' lerine mutlak bağlılıkla inanan bir Müslüman, hiçbir zaman, Allah' ın cezayı hemen vermeyip ertelediği günahkârların hemen cezalandırılmasını istemez; isteyemez. Zira Allah' ın bildiğini kulu bilmez.

           SAVAŞ HER MÜ’ MİNE HOŞ GELMEZ:

           HER İŞTE BİR HAYIR VARDIR:

           ALLAH BİLİR, SİZ BİLMEZSİNİZ:

           2. Bakara Sûresi 216. Âyet- i Kerîme(35. Sayfa):
           “Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysaki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.”

           Hiç kimseye zulmetmediğini bildirdiği halde, zâlimlere mühlet veren Allah’ a:

           “Neden bunların cezasını vermiyor?
           “Neden bu zâlimlere bu kadar uzun mühlet veriyor”
demeden, aşağıya çıkardığım Âyet’ lerin hikmetine bağlı olarak, zâlimlerin de bir ecellerinin olduğunu; bu ecelleri gelinceye kadar zulümlerine devam edeceklerini kabul edip:

           Elimizden gelen tedbirlere sarılmayı ihmal etmeden, tevekkülle, Allah’ ın zâlimlerin sonunu getireceği günün yakın olduğunu bilerek beklememiz gerekir.

           ALLAH İNSANLARA ZERRE KADAR ZULMETMEZ:
           10. Yunus Sûresi 44. Âyet- i Kerîme(215. Sayfa):
           “44- Şurası kesindir ki Allah, insanlara zerre kadar zulmetmez. Ne var ki, insanlar kendi kendilerine zulmedip duruyorlar.”

           ALLAH İNSANLARI ZULÜMLERİ YÜZÜNDEN HESABA ÇEKSEYDİ, YERYÜZÜNDE KIMILDAYAN TEK CANLI BIRAKMAZDI:
           16. Nahl Sûresi 61. Âyet- i Kerîme(274. Sayfa):
           “61. Eğer Allah insanları zulümleri yüzünden hesaba çekseydi, yeryüzünde kımıldayan tek canlı bırakmazdı. Fakat Allah onları, belli bir vakte kadar erteler. Müddetleri (ecelleri) geldiği zaman, onu ne bir saat erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.”

            ALLAH İNSANLARI KAZANDIKLARINDAN DOLAYI, YAKALAYIVERSEYDİ, YERYÜZÜNDE HİÇBİR CANLI BIRAKMAZDI:

           ALLAH İNSANLARI GÜNAHLARINDAN DOLAYI BİR SÜREYE KADAR ERTELİYOR:

           35. Fâtır Sûresi 45. Âyet- i Kerîme(441. Sayfa):
           “45. Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar. Şüphe yok ki Allah, kullarını görmektedir.”

           Allah’ ın cezalarını ertelediği günahkârların ecellerinin gelmesini acele olarak istememiz, açık olarak belirtilmelidir ki, yukarıda verilen ÂYET’ lere aykırıdır. Zira “Biz bilmeyiz, Allah bilir” demek de, biz inanmış insanlara(kullara) yakışan bir hareket tarzıdır.

           Allah' ın Âyet' lerinin hikmetlerini anlayıp; hayatını buna göre güzelleştiren kullarından olmak dileklerimle.

           Saygılarımla. 20.05.2022 12:45

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!
4
KUR' AN ÂYET' LERİ(006) / KUR' AN- I KER'İM ANLAMADAN OKUNAMAZ. ZİRA
« Son İleti Gönderen: is Mayıs 20, 2022, 11:53:23 ÖÖ »
KUR' AN- I KER'İM ANLAMADAN OKUNAMAZ. ZİRA
ALLAH, KUR' ÂN- I KERÎMİ, MUHAMMED ÜMMETİNİN VE TÜM İNSANLARIN ANLAMASI İÇİN ARAPÇA BİR KİTAP OLARAK İNDİRDİ


           ALLAH, KUR' ÂN- I KERÎMİ, MUHAMMED ÜMMETİNİN VE TÜM İNSANLARIN ANLAMASI İÇİN ARAPÇA BİR KİTAP OLARAK İNDİRDİ:
           12. Yûsuf Sûresi 2. Âyet- i Kerîme(236. Sayfa):
           "2. Muhakkak ki, biz onu anlayasınız diye Arapça bir kitap olarak indirdik."


           Kur' ân- ı Kerîm, Âlemlere rahmet olarak indirilmiş bir Kutsal Kitap' tır. Tüm insanların ve cinlerin, Kur' ân' ı anlayarak okumaları, aşağıdaki Âyet hükmü ile, sabittir.

           "Kur' an' ı anlamadan okuyun" diyen bir Âyet- i Kerîme yoktur. Olamaz da. Ancak günümüzde bu Âyet' lerden habersiz olan kişiler, Kur' an' ı anlamadan okuyun denildiğini ileri sürseler de; bu Âyet, anlamadan okunmayacağını açıkça belirtmektedir.

           Aşağıdaki Âyet' te de "gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmak için" nâzil olduğu belirtilmiştir.

           KUR' AN GEREĞİ GİBİ DÜŞÜNÜP ANLAMAYA ÇALIŞMAK İÇİN NÂZİL OLMUŞTUR:
           4. Nisâ Sûresi 82. Âyet- i Kerîme(92. Sayfa):
           "82. Onlar hâlâ Kur’ân’ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı? Eğer o Allah’tan başkası tarafından indirilmiş olsaydı mutlaka onda birçok çelişkiler bulurlardı."

           O halde Kur' an, Mekke Halkı' nı ve çevresindeki bütün insanlığı, Hazreti Muhammed' in uyarması için, Allah' ın indirdiği, Mübârek bir Kitap' tır.

           KUR' AN ŞEHİRLER ANASI(MEKKE) HALKINI VE ÇEVRESİNDEKİ BÜTÜN İNSANLIĞI UYARMAN İÇİN İNDİRDİĞİMİZ MÜBÂREK BİR KİTAP' TIR:
           6. En’ âm Sûresi 92. Âyet- i Kerîme(140. Sayfa):
           "92. Bu Kitap (Kur’ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab’a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar."

           Bu Âyetlerden başka, Kur' ân' ın bütün âlemler için bir zikir ve öğüt olduğu bildirilmektedir.

           EY MUHAMMED DE Kİ; KUR’ ÂN’ A KARŞI SİZDEN ÜCRET İSTEMİYORUM. «O KUR’ AN, BÜTÜN ÂLEMLER İÇİN BİR ZİKİR, BİR ÖĞÜTTÜR»:
           38. Sâd Sûresi  (86.- 87.) Âyet- i Kerîmler(459. Sayfa):
           “86. Ey Muhammed! De ki: «Ben o Kur’ân’a karşı sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben kendiliğimden bir şey de teklif etmiyorum.»”

           “87. «O Kur’ân, bütün âlemler için bir zikir, bir öğüttür.»”


           İMAN EDENLER İÇİN, KUR’ AN ÂYETLERİ, BİR ŞİFA VE RAHMET KAYNAĞIDIR:
           17. İsrâ Sûresi 82. Âyet- i Kerîme(291. Sayfa):
           “82. Biz Kur'ân'dan, iman edenler için bir şifa ve rahmet kaynağı olan âyetler indiriyoruz. Zalimlerin de ancak zararını artırır.”

           Bu Âyet'in anlamı çok açıktır. Allah bu Âyet' de, okuyanlara şifa ve rahmet vereceğini bildirdiğine göre, Kur' an' ın Arapçasından okunması, doğrudan, Allah' ın sözleri olduğunu bilerek, şifa ve rahmet olacağının da bilinci ile okunmalıdır.

           "Kur' an Türkçe, okunmalı, Arapça okunmasına gerek yok" diyenlerin yanıldıklarının görüntüsünü, bu Âyet açıkça vermektedir. Arapçasından okuyup şifa ve rahmete ulaştığının bilincinde olan Müslüman, kim olursa olsun, Kur' an' ın Türkçesi/ İngilizcesi/ Fransızcası/ Almancası/ Çincesi/ Japoncası/ Ruscası/ ve bunun gibi diğer dillerden  konuşan Müslüüman' ların da anlayarak okumaları, bu Âyet’ in ruhuna da uygunluğu açısından önem arzeder. Zira Allah:

           KUR’ AN’ DAN SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ:
           43. Zuhruf Sûresi 44. Âyet- i Kerîme(493. Sayfa):
           “44. Doğrusu o Kur’an, senin için de, kavmin için de : öğüttür ve siz ondan sorguya çekileceksiniz.” demek suretiyle, anlamadan okumanın zaten geçersiz olduğunun kanıtı olmak üzere, bu Âyet’ i göndermiş; bu Âyet’ e uymamızı istemiştir.

           Sorguya çekilmek bir konuda bilgi sahibi olunduğunda mümkündür. Bilgi sahibi olmayanlara Allah:

           “BEN SİZE SORGUYA ÇEKİLECEKSİNİZ” diye Âyet göndermedim mi? Diyecektir. Zira sorguya çekilmek her nerede olursa olsun, bilgi sahibi olunmasının ardından yapılabilen bir eylemdir. “İlkokulda çalışmadım öğretmenim” diyen bir öğrenciye öğretmen ne der:

           -Otur 1 aldın. Sınıfta kaldın. Der.

           Kur’ an’ dan sorguya çekileceğimiz, 43. Zuhruf Sûresi 44. Âyet’ i ile sabitken, “Ben çalışmadım.” Diyebilir miyiz? Kur’ An- ı Kerîm’ in ilk Âyet’ inin:

           YARATAN RABBİNİN ADIYLA OKU:
           96. Alâk Sûresi 1. Âyet- i Kerîme(599. Sayfa):
           "1. Yaratan Rabbinin adıyla oku!" denmesinin tesadüf olduğunu söyleyebilir miyiz? Asla söyleyemeyiz. Zira her tür ilmin okuma ile mümkün olduğunu bilen Allah, birinci Âyet olarak Alâk Sûresi’ nin 1. Âyet’ ini “Yaratanın adıyla oku” diye göndermiştir. Bu çerçevede:

           “Ben Müslüman’ ım” diyen herkesin mutlaka okuması, ilim irfan sahibi olması şarttır.

           Bu Âyet' ler ışığında, hiç kimse kalkıp; Anlamadan okuyun diyebilir mi? Elbette okunmasında “Sevap”, “Şifa”, “Öğüt”, “Zikir” ve “Rahmet” vardır. Bu ifadeleri bildiren Âyet' ler yukarıda verilmiştir.         

           Bu zamanda android telefonların her elde olması sonucu, okumamış hiç kimsenin kalmayacağını, iletişim ve bilişim çağında olmamızı, unutmamamız gerekir.

           Bana, anlamadan okuduğum Arapça Kur’ an’ ın yeterli olduğunu öğütleyen hocalar/ hacılar/ şeyh’ ler/ cemaat liderleri ve diğer öğütleyicilerin, “bu Âyet’ ten haberleri yok muydu?” diye itiraz edebilir miyiz? Hayır edemeyiz. Zira Allah:

           “Ben size akıl vermedim mi?” Demeyecek midir?

           “BEN SİZE BİRÇOK ÂYET’ İMDE, HİÇ AKLETMEYECEK MİSİNİZ, DEMEDİM Mİ?” Diyecektir. Bu soruya muhatap olmamak için, tüm insanların, Kur’ an’ dan sorguya çekilmeleri için hazırlanmaları, ancak:

           KUR’ AN’ I, ANLAYARAK OKUMALARI İLE MÜMKÜNDÜR. Tartışmaların bu Âyet’ ler çerçevesinde bitirilmesi, aklı başında olan her mü’ min için, en mantıklı yoldur.

           Kur' ân- ı Kerîm' i anlayarak okuyan; okuduğunu yaşantısına tatbik edip; gerçek Müslüman gibi yaşayabilen kullarından olmamız dileklerimle. 

           Saygılarımla. 20.05.2022 11:47       
5
KUR' AN ÂYET' LERİ(006) / ALLAH HALKLARI İYİ VE ISLAHATÇI İKEN, MEMLEKETLERİ HELÂK ETMEZ
« Son İleti Gönderen: is Mayıs 07, 2022, 10:05:43 ÖS »
ALLAH HALKLARI İYİ VE ISLAHATÇI İKEN, MEMLEKETLERİ HAKSIZ YERE HELÂK EDİCİ DEĞİLDİR
GÖKLERİN VE YERİN GAYBINI BİLMEK YALNIZCA ALLAH' A MAHSUSTUR

           SENİN RABB' İN, HALKLARI İYİ VE ISLAHATÇI İKEN, MEMLEKETLERİ HAKSIZ YERE HELAK EDİCİ DEĞİLDİR:
           11. Hûd Sûresi 117. Âyet- i Kerîme(235. Sayfa):
           "117. Senin Rabbin, halkları iyi ve ıslahatçı iken, o memleketleri haksız yere helak edecek değildir."


           Bu Âyet' in anlamını şöyle yazabiliriz:

           SENİN RABB' İNİN, HALKLARI, KÖTÜ VE ISLAHATÇI OLMAYANLARDAN OLUŞAN MEMLEKETLERİ, HELÂK ETMESİ HAKTIR:

           Bizlere düşen görev, kötülere yol vermemektir. Bu sâyede kötü kimselerden oluşan bir topluluk meydana çıkmaması temin edilmiş olur.  Bir memleketteki tüm vatandaşların gayret göstermeleri, kötülükleri ve kötüleri mümkün olduğunca yok etmeleri gerekir. Zira Allah' ın bildirdiği halkları kötülerden oluşan memleketler helâk olacaklardır. Bu Allah’ ın Âyet ile bildirdiği bir hükümdür.

           Kötülerin kötülüklerini yaymaya başladıkları andan itibaren, iyilerin, bu kötülüklerin memleketten kaldırılması için gayret sarfetmeleri gerekmektedir. Şayet, başgösteren kötülüklere, herkes, “aman canım sende, benden başka düzeltecek/ uyaracak kimse çıkmayacak mıdır?” demek suretiyle, herkesin, kötülere karşı ikaz görevlerini ertelerler; başkalarının ikazlarını beklemeye kalkarlarsa, cemiyet gittikçe bozulacak; kötülükler yaygınlaşarak menfaat temin edenlerin çoğalması ile, kötülükler önlenemez hâle gelecektir. O zaman “eyvah” demenin bir faydası olmayacaktır. Zira kötülükler çoğalmış; “atı alan Üsküdar’ ı geçmiştir” Yapacak bir şey kalmamıştır. “Tuzakların en hayırlısını kuran Allah’ a yalvarıp, bu kötülüklerin yok edilmesini istemekten başka çare kalmamıştır. Elbette burada, “Allah ne demişse o olacaktır.” Beklenip görülmesi gerekmektedir.

           Allah’ ın Âyet’ i ile verdiği garantiden başka, daha sağlam bir garanti verebilecek kim vardır. Kâfirler:

           "Bize azap gelsin. Gösterin Allah’ ın azâbını" demişler; meydan okumuşlardır. Bunun karşılığında, Allah, Peygamber' lerini ve inanmış kimseleri azâbından uzak tutarak;  azgınlıkları çoğalmış toplumların üzerine, helâk edici azabını indirmiştir.

           PEYGAMBER İÇLERİNDEYKEN ALLAH HİÇBİR KAVME AZAB ETMEZ:
           8. Enfâl Sûresi 33. Âyet- i Kerîme(181. Sayfa):
           “33- Halbuki sen içlerinde iken Allah, onlara azab edecek değildi. İstiğfar ettikleri sürece de Allah onlara azab edecek değildir”

           Bu Âyet’ de belirtildiği üzere, Peygamber’ i bir kavim içinde yaşarken, o kavme azab edilmez.

           Peygamber’ lerin sonuncusu Hazreti Muhammed Aleyhisselâm olduğuna göre, azabın gelmesini beklemekten başka çaresi olmayanların tek sığınacakları Allah’ tır. Allah duaları kabul edicidir. Dua ederek beklemekten başka yapılacak bir şey bulunmamaktadır.

           Azaba uğramamak, Kur' an' ı Kerîm' in hükümlerine yaşantımız boyunca uymakla, mümkün olur.

***

           GÖKLERİN VE YERİN GAYBINI BİLMEK YALNIZCA ALLAH' A MAHSUSTUR:
           11. Hûd Sûresi 123. Âyet- i Kerîme(236. Sayfa):
           "123. Göklerin ve yerin gaybını bilmek yalnızca Allah’a mahsustur. Her iş O’na döndürülür. Sen yalnızca O’na ibadet et ve yalnızca O’na dayan. Rabbin yaptıklarınızın hiçbirinden gafil değildir."


          Saygılarımla. 07.05.2022 21:53

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!
6
ALLAH, "BİZ ONLARA ZULMETMEDİK, ONLAR KENDİ KENDİLERİNE ZULMETTİLER" DEDİ
ZULÜM YAPANLARA YAKINLIK GÖSTERMEYİN Kİ, SİZE DE ATEŞ DOKUNMASIN
GÜNDÜZÜN HER İKİ TARAFINDA VE GECENİN GÜNDÜZE YAKIN OLAN SAATLERİNDE NAMAZ KIL


           ALLAH, "BİZ ONLARA ZULMETMEDİK, ONLAR KENDİ KENDİLERİNE ZULMETTİLER" DEDİ:
           11. Hûd Sûresi 101. Âyet- i Kerîme(234. Sayfa):
           "101. Biz onlara zulmetmedik, onlar kendi kendilerine zulmettiler. Allah’ı bırakıp da taptıkları tanrılar, Rabbinin emri gelince kendilerine hiçbir fayda sağlayamadılar. Hasarlarını arttırmaktan başka bir şeye yaramadılar."


           Allah' ın zâlim sıfatı yoktur. Hiç kimse, Allah zulmetti diyemez. Demeye de hakları yoktur. Bu nedenle, Âyet- i Kerîme' de belirtildiği üzere:

           “Onlar kendi kendilerine zulmettiler.”

           Kur’ an’ da Cennet ve Cehennem hakkında o kadar çok uyarı niteliğinde Âyet- i Kerîme vardır ki, bu kadar çok tekrarlanmasının hikmeti, bu Âyet’ in ifade ettiği, insanların kendi kendilerine zulmettikleri, verilecek cezaları da hak ettiklerinin tekrarlanmasında ve “uyarmadı” denilemez seviyede fazlasıyla ikaz edilmelerinde, gizlidir. Bu kadar uyarıdan sonra, geçici dünya hırslarının bitirilmesi ile insanların kendi kendilerine zulmeder hale gelmemeleri için, bu uyarılar kesinlikle gereklidir.

           Bu kadar fazla tekrar edilmesinde de, Allah’ ın geleceği görebilen Tek Varlık olmasının hikmetiyle, gelecekte gördüğü kullarının Âyet’ lere uymamalarının çok fazla olmasından dolayı, korkutmak üzere, uyarı Âyet’ leri de, o kadar çok indirilmiştir.

***

           ZULÜM YAPANLARA YAKINLIK GÖSTERMEYİN Kİ, SİZE DE ATEŞ DOKUNMASIN:
           11. Hûd Sûresi 113. Âyet- i Kerîme(235. Sayfa):
           "113. Ve zulüm yapanlara yakınlık göstermeyin ki, size de ateş dokunmasın. Allah’dan başka yardımcılarınız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz."


           Allah, zulüm yapanlara yakınlık gösterenlerin de ateşle imtihan edilmek üzere, Cehennem' e atılacaklarının hatırlatmasını, bu Âyet- i Kerîme ile yapmıştır.

           Zalime olur veren/ zalimi destekleyen kimselerin, zâlimin yaptığı zulümlerin günahından paylarını alacakları bu Âyet ile hatırlatılmaktadır. Hırsızlık suçu işleyen bir kimseye destek verenin de o hırsızlığın günahından bir paylarının mutlaka olacağının açıklaması bu Âyet ile sabittir.

           Buradan hareketle, Mü’ min’ ler, hiç kimsenin suçlarına ortaklık edecek tavırlar içinde olmamalı, onların başkalarına yaptıkları zulüme destek vermemelidirler.

***

           GÜNDÜZÜN HER İKİ TARAFINDA VE GECENİN GÜNDÜZE YAKIN OLAN SAATLERİNDE NAMAZ KIL:
           11. Hûd Sûresi 114. Âyet- i Kerîme(235. Sayfa):
           "114. Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında (gündüze yakın olan saatlerinde) namaz kıl! Muhakkak ki, iyilik kötülükleri giderir. Bu ise, düşünebilenlere bir öğüttür."


           Bu Âyet' de gündüzün her iki tarafında kılınan namazlar, “Gündüzün iki tarafında kılınması emredilen namazlardan biri sabah namazı; diğeri ise güneş batmadan önceki taraf olarak alındığında öğle ve ikindi namazları ile, battıktan sonraki taraf olarak alındığında akşam ve yatsı namazları olarak yorumlanmıştır. ”(kuran.diyanet.gov.tr’ den alınmıştır.)

           En doğruyu bilen Allah' tır. 

           Bu bildirilen namazlar 1400 yıldır kılınan namazlar olup; bunların vakitleri hakkında birçok âlimler, bu namazların kılınması için fetva vermişlerdir ki, bu günlere gelindiğinde kıldığımız 5 vakit namazın tüm İslâm Âleminde kılınmaları söz konusu olmuştur.

           Namaz vakitleri üzerine, bu ve bunun gibi birçok Âyet- i Kerîme bulunmaktadır. Bu vakitlerin ötesinde bir vakit ilâvesi/ çıkarılmasının söz konusu olmaması gerekir. Enâniyetler, bu Âyet' lerin üzerinde olamaz.

           Bilindiği üzere, vakitlerin çokluğundan/ ya da namaz vakitlerinin azaltılmasından bahsedebilen din âlimleri(!) çıkabilmektedir. Bu Âyet' ler çerçevesinde, vakitlerin çokluğundan bahsedilebilir mi? Âyet' ler ortadayken, bu vakitlere itiraz edilmesinin haklı bir mantığı olabilir mi? Zira "NAMAZ KIL" diyen ALLAH' tır.

           Namaz, Allah' ın, yeryüzünde tüm insanlığa verdiği nimetler karşılığında, yaratılmışlardan istediği bir hak' tır. Namaz insanlar üzerine bir borç olarak, Kur' ân- ı Kerîm vasıtasıyla bildirilmiştir. Bu nimetlerin karşılığının tarafımızca ödenmesi gerekir. Namaz kılmamanın zorunluluklar hâricinde, haklı bir sebebi olamaz.

           "Namaz dinin direğidir" denmesinin sebebi, her Mü' min' in üzerine Âyet' lerle farz kılınması neticesidir.

           Namaz kılmayı beden eğitimi sayan fakülteden arkadaşıma:

           “Allah' ın bizim namazımıza ihtiyacı yok, namaz kılmaya muhtaç olan bizleriz. Bu ibadete olan ihtiyacımızı kendimiz takdir edebilmeliyiz” demiştim.

           Fizik tedavi uzmanı bir doktor televizyonda, boyun sağlığı için, hareketler vermektedir. Söylediği söz, çok kişiye cevap olabilecek kadar güzeldir:

           "Başınızı öne eğip 10' a kadar sayın. Sağa ve sola eğerek 10' ar sayın. Aynen namaz kılanların selâm verdiği gibi" demişti.

           Evet, hesaplandığında her gün 5 vakitte, toplam 40 defa sağa ve sola başımızı çevirmekteyiz. Bu hareketlerin Allah' a faydası vardır diyebilecek bir kimse var mıdır? Elbette olamaz. Ancak bize faydası çok fazladır. Bunu rükua eğilip kalktığımızda ve secdeye varıp kalktığımızda yaptığımız hareketlerle birlikte günde 40 sefer eğilip, kalkmak; 80 sefer secdeye varıp, kalkmak suretiyle yaptığımız hareketleri "Allah, bizlere faydası olsun diye farz kılmıştır" dersek, yanlış olur mu? Asla olmaz. Zira faydası yalnız bizedir ve en önemlisi de Allah' ın emrine itaatin yolu olması nedeniyle, Allah' ın farz kıldığı namazı, aksatmadan kılmamız, Müslüman olmamızın da gereğidir.

           Saygılarımla. 07.05.2022 19:47

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!
7
KUR' AN ÂYET' LERİ(006) / ALLAH' TAN BAŞKASINA KULLUK ETMEYİN
« Son İleti Gönderen: is Mayıs 05, 2022, 08:20:07 ÖS »
ALLAH' TAN BAŞKASINA KULLUK ETMEYİN
RABB' İNİZİN MAĞFİRETİNİ İSTEYİN
ALLAH, HANGİNİZİN DAHA GÜZEL AMEL İŞLEYECEĞİNİ İMTİHAN ETMEK İÇİN GÖKLERİ VE YERİ ALTI GÜNDE YARATTI
EY RESÛLÜM SEN YALNIZCA BİR UYARICISIN
CENNET EHLİ OLANLAR
ALLAH, NUH ALEYHİSSELÂM' A, "KAVMİNDEN ŞİMDİYE KADAR İMAN ETMİŞ OLANLARDAN BAŞKA ARTIK KİMSE İMAN ETMEYECEKTİR" DEDİ:
ALLAH, NUH ALEYHİSSELÂM' A: "BİZİM GÖZETİMİMİZ ALTINDA  VE VAHYİMİZE GÖRE GEMİYİ YAP" DEDİ
GEMİ CUDİ DAĞI ÜZERİNE OTURDU


           ALLAH' TAN BAŞKASINA KULLUK ETMEYİN:

           HAZRETİ MUHAMMED ALLAH TARAFINDAN MÜJDE VERMEK VE UYARMAK İÇİN GÖNDERİLMİŞ BİR PEYGAMBER' DİR:

           11. Hûd Sûresi 2. Âyet- i Kerîme(222. Sayfa):
           "2. (Şöyle ki:) Allah’dan başkasına kulluk etmeyin. Ben size O’nun tarafından müjde vermek ve uyarmak için gönderilmiş gerçek bir peygamberim."

***

           RABB' İNİZİN MAĞFİRETİNİ İSTEYİN, SONRA ALLAH' A
TEVBE EDİN Kİ SİZİ, BELLİ BİR SÜREYE KADAR GÜZEL GÜZEL YAŞATSIN:

           11. Hûd Sûresi 3. Âyet- i Kerîme(222. Sayfa):
           "3. Ve Rabbinizin mağfiretini isteyin, sonra ona tevbe edin ki sizi, belli bir süreye kadar güzel güzel yaşatsın. Ve her fazilet sahibine layık olduğu ihsanı versin. Eğer yüz çevirirseniz, ben sizin için büyük bir günün azabından korkarım."

***

           ALLAH, HANGİNİZİN DAHA GÜZEL AMEL İŞLEYECEĞİNİ İMTİHAN ETMEK İÇİN GÖKLERİ VE YERİ ALTI GÜNDE YARATTI. ARŞI DA SU ÜSTÜNDEYDİ:
           11. Hûd Sûresi 7. Âyet- i Kerîme(223. Sayfa):
           "7. O, öyle bir Allah’dır ki, hanginizin daha güzel amel işleyeceğini imtihan etmek için gökleri ve yeri altı günde yarattı. Arşı da su üstündeydi. Onlara «öldükten sonra tekrar dirileceksiniz» dersen, o kâfirler de kesinlikle sana: «Bu apaçık bir sihirden başka birşey değildir.» diyecekler."


***

           EY RESÛLÜM SEN YALNIZCA BİR UYARICISIN:
           11. Hûd Sûresi 12. Âyet- i Kerîme(223. Sayfa):
           “12- (Ey Resulüm!) Şimdi belki sen, "Ona bir hazine indirilse, ya da beraberinde bir melek gezip dolaşsa ya!" diyorlar diye sana vahyolunan vahyin bir kısmını terkedecek olursun ve bundan dolayı da göğsün daralır. Sen yalnızca bir uyarıcısın. Allah ise her şeye vekildir.”


***

           CENNET EHLİ OLANLAR:
           -SALİH AMEL İŞLEYENLER,
           -RABB' LERİNE KARŞI EDEPLİ OLANLAR,
           -ALLAH' A VE PEYGAMBER' İNE GÜVENEN VE İTAAT EDENLERDİR:

           11. Hûd Sûresi 23. Âyet- i Kerîme(225. Sayfa):
           “23. Fakat iman edip salih amel işleyenler ve Rablerine karşı edepli olanlar, güvenen ve itaat edenler var ya, işte bunlar da cennet ehlidirler. Onlar orada ebedi kalırlar.”


***

           ALLAH, NUH ALEYHİSSELÂM' A:
           "KAVMİNDEN ŞİMDİYE KADAR İMAN ETMİŞ OLANLARDAN BAŞKA ARTIK KİMSE İMAN ETMEYECEKTİR" DEDİ:

           11. Hûd Sûresi 36. Âyet- i Kerîme(226. Sayfa):
           "36. Ayrıca Nuh’a şöyle vahyettik: «Bil ki kavminden şimdiye kadar iman etmiş olanlardan başka artık kimse iman etmeyecektir. Onun için yaptıkları şeylerden dolayı kederlenme.»"


           Allah, sonsuz geçmişin ve sonsuz geleceğin sahibidir. Nuh kavminden kimsenin iman etmeyeceğini sonsuz ilmi ile bildiğinden, Nuh Aleyhisselâm' a "artık kimse iman etmeyecektir" demek suretiyle, bu kimselerin imana gelmeyeceklerini bildirmiştir. Levh- i Mahfuz' da mevcut tüm bilgilerin sahibi Allah' tır. Allah, sonsuz geçmişin, sonsuz geleceğin sahibi ve zamanın yaratıcısıdır.

***

           ALLAH, NUH ALEYHİSSELÂM' A:
           "BİZİM GÖZETİMİMİZ ALTINDA  VE VAHYİMİZE GÖRE GEMİYİ YAP" DEDİ:

           11. Hûd Sûresi 37. Âyet- i Kerîme(226. Sayfa):
           "37. Bizim gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulüm yapanlar hakkında da bana bir şey söyleme. Çünkü onlar kesinlikle suda boğulacaklardır."


***

           GEMİ CUDİ DAĞI ÜZERİNE OTURDU:
           11. Hûd Sûresi 44. Âyet- i Kerîme(227. Sayfa):
           "44. Allah tarafından denildi ki: «Ey yeryüzü suyunu yut! Ey gökyüzü sen de suyunu kes!» Ve sular çekildi. Emir yerine gelmiş oldu. Gemi de Cudi dağı üzerine oturdu. O zalim kavme böylece dünyadan uzak olun denildi."


           1400 sene öncesinde Kur' an Âyet' inin bildirdiği şekliyle, Tufan' da geminin, sular çekildiğinde Cudi/ Gudi Dağı üzerine oturduğunun belirtilmesi Allah' ın bir MÛCİZE’ sidir.   

           Saygılarımla. 05.05.2022 20:19

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!

8
KUR' AN ÂYET' LERİ(006) / MÜ' MİN' LERİ KURTARMAK ALLAH' IN ÜZERİNE DÜŞEN BİR GÖREVDİR:
« Son İleti Gönderen: is Mayıs 05, 2022, 07:46:13 ÖS »
MÜ' MİN' LERİ KURTARMAK ALLAH' IN ÜZERİNE DÜŞEN BİR GÖREVDİR
ALLAH, SANA BİR HAYIR DİLERSE, O ZAMAN DA ALLAH' IN HAYRINI ENGELLEYEBİLECEK KİMSE YOKTUR


           ALLAH, PEYGAMBER' LERİNİ VE MÜ' MİNLERİ KURTARIR:

           MÜ' MİN' LERİ KURTARMAK ALLAH' IN ÜZERİNE DÜŞEN BİR GÖREVDİR:

           10. Yunus Sûresi 103. Âyet- i Kerîme(221. Sayfa):
           "103. Sonra biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte biz böyleyiz. Müminleri kurtarmak üzerimize düşen bir görevdir."


           Allah’ ın bu sözünden daha güzel bir söz olur mu? Mü’ minleri kurtaracağını görev saymakta olan Allah, bu Âyet’ i ile mü’ minleri darda koymayacağını bildirmekte ve bu da yetmez, bu yaptığı kurtarma işinin görevi olduğunu Âyet’ i ile tasdik etmektedir.

           Kur’ an’ ın emirlerine uymak suretiyle dünyadaki yolculuğumuzu tamamlamamız esnasında, Allah’ n Mü’ min kullarını kurtarmak üzere görevde olacağını bilmeliyiz.

***

           ALLAH, SANA BİR ZARAR DOKUNDURACAK OLURSA, ONU ALLAH' TAN BAŞKA GİDERECEK YOKTUR:

           ALLAH, SANA BİR HAYIR DİLERSE, O ZAMAN DA ALLAH' IN HAYRINI ENGELLEYEBİLECEK KİMSE YOKTUR:

           10. Yunus Sûresi 107. Âyet- i Kerîme(222. Sayfa):
           "107. Ve eğer Allah, sana bir zarar dokunduracak olursa, onu O’ndan başka giderecek yoktur. Ve eğer sana bir hayır dilerse, o zaman da O’nun hayrını engelleyebilecek kimse yoktur. O, lütfunu dilediği kuluna nasip eder. Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir."


           Allah' ın dokunduracağı zarardan kaçmanın yolu, Kur' ân- ı Kerîm' in hükümlerine riayet ederek, Muhammed Aleyhisselâm' ın öğütlerinden nasibimizi almamız, hayatımızı buna göre düzenlememiz gerekir.

           Allah' ın gösterdiği yoldan ayrılmadan, yaşamamız temennilerimle.

           Saygılarımla. 05.05.2022 19:27

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!
9
FİRAVUN' UN BEDENİNİN ÇÜRÜTÜLMEDEN; ARKASINDAN GELENLERE İBRET OLSUN DİYE 3000 SENE SAKLANMASI, KUR' AN- I KERÎM' İN BİR MÛCİZESİDİR

           FİRAVUN' UN BEDENİ ÇÜRÜTÜLMEDİ; ARKASINDAN GELENLERE İBRET OLSUN DİYE SAKLANDI:

           FİRAVUN' UN CESEDİNİN BOZULMADAN 3000 SENE MUHAFAZA EDİLMESİ, KUR' AN- I KERÎM' İN BİR MÛCİZESİDİR:

           10. Yunus Sûresi 92. Âyet- i Kerîme(220. Sayfa):
           “92- Biz de bugün senin bedenini arkandan gelenlere bir ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların birçoğu Âyet’ lerimizden yine de gâfildirler.”


           Firavun’ un 3000 yıllık bedeni, namaz kılar vaziyette Nil Nehri kenarında bulundu. Tahnit edilmiş(mumyalanmış) gibi, derisi üzerinde kurumuş vaziyette olup; çürümemiştir.

           1400 küsur sene önce Firavun Allah’ a isyan edenlerden olduğu için, Kur’ an’ da “Biz de bugün senin bedenini arkandan gelenlere bir ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların birçoğu Âyet’ lerimizden yine de gâfildirler.” Hükmü ile bedenini muhafazalı olarak 1400 sene sonrasında buldurmuş; inanmayanlar "Âyet' lerimizden gafildirler" diye de uyarılmışlardır. Aşağıdaki internet haberinde bildirildiği üzere:

           "Londra British müzesinde bulunan 3000 yıllık Firavun cesedinin ayrıntılı görüntüleri ortaya çıktı. Secde eder vaziyette bulunan Firavun' un cesedi görenleri hayrete düşürüyor.

           Firavun' un cesedi ilk olarak, Süveyş kanalı açılırken denizin kenarında küçük bir tepecikte bulunmuş ve Londra’ya getirilmişti. Görüntülerde Firavun'un saçlarının bir kısmının halen yerinde olduğu ve başının bazı azalarının etlerininde çürümeden durduğu görülüyor. Cesedin alın kısmında ise et kalmamış.

           İBRET OLSUN DİYE MUMYALANMADAN KORUNMUŞ

           Elleri ve ayakları secde eder vaziyette olan cesed diğer Firavunlar gibi mumyalanmamış. Fakat mumyalanmamasına rağmen tam 3000 senedir çürümeyen cesedi, Allahü Teala'nın, ibret olsun diye, koruduğuna inanılıyor."

           Tam bir ibret vesikası olarak vücudu hiç bozulmamış, etleri çürümemiş ve tüyleri dahi dökülmemiş şekilde ve secde eder vaziyette bulunmuştur."


           Bundan daha büyük bir MÛCİZE olabilir mi?

           KUR' ÂN- I KERÎM, BÖYLE, BİRÇOK MÛCİZELERLE DOLUDUR. İBRET ALANA.

           İbret alıp, yaşantımızı Allah’ ın istediği gibi dizayn etmemiz dileklerimle.

           Saygılarımla. 02.05.2022 02:57

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!
10
KUR' AN ÂYET' LERİ(006) / GAYBI BİLMEK ANCAK ALLAH' A MAHSUSTUR
« Son İleti Gönderen: is Mayıs 02, 2022, 01:19:48 ÖÖ »
GAYBI BİLMEK ANCAK ALLAH' A MAHSUSTUR
ALLAH İNSANLARA ZERRE KADAR ZULMETMEZ
HER ÜMMETİN BİR PEYGAMBER' İ VARDIR
HER ÜMMETİN BİR ECELİ VARDIR
LEVH- İ MAHFUZ/ APAÇIK BİR KİTAP


           GAYBI BİLMEK ANCAK ALLAH' A MAHSUSTUR:
           10. Yunus Sûresi 20. Âyet- i Kerîme(211. Sayfa):
           "20. Bir de «Ona Rabbinden daha başka bir âyet indirilse ya!» diyorlar. De ki: «Gaybı bilmek ancak Allah’a mahsustur, bekleyiniz bakalım, ben de sizinle beraber bekleyeceğim şüphesiz.»"


***

           ALLAH İNSANLARA ZERRE KADAR ZULMETMEZ:

           İNSANLAR KENDİ KENDİLERİNE ZULMEDİP DURUYORLAR:

           10. Yunus Sûresi 44. Âyet- i Kerîme(215. Sayfa):
           “44- Şurası kesindir ki Allah, insanlara zerre kadar zulmetmez. Ne var ki, insanlar kendi kendilerine zulmedip duruyorlar.”


***

           HER ÜMMETİN BİR PEYGAMBER' İ VARDIR:
           10. Yunus Sûresi 47. Âyet- i Kerîme(215. Sayfa):
           "47. Her ümmetin bir peygamberi vardır. O peygamberleri gelince aralarında adaletle hüküm verilir. Onlar hiç zulüm görmezler."


***

           HER ÜMMETİN BİR ECELİ VARDIR. ECELLERİ GELİNCE ARTIK NE BİR AN GERİ, NE BİR AN İLERİ GİDEBİLİRLER:
           10. Yunus Sûresi 49. Âyet- i Kerîme(215. Sayfa):
           "49. De ki, «Ben, Allah’ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir zarar ne bir fayda verebilirim». Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince artık ne bir an geri, ne bir an ileri gidebilirler."


***

           LEVH- İ MAHFUZ/ APAÇIK BİR KİTAP:

           APAÇIK BİR KİTAP/ LEVH- İ MAHFUZ:

           -HANGİ İŞİ YAPARSAN YAP,
           -KUR'ÂN'DAN NE OKURSAN OKU,
           -NE İŞTE ÇALIŞIRSAN ÇALIŞ, UNUTMAYIN Kİ, --SİZ ONA DALIP GİTMİŞKEN, BİZ SİZİN ÜZERİNİZDE ŞAHİDİZ.
           -NE YERDE,
           -NE DE GÖKTE ZERRE KADAR HİÇ BİR ŞEY RABBİNİN GÖZÜNDEN KAÇMAZ.
           -NE ZERREDEN DAHA KÜÇÜK,
           -NE DE ONDAN DAHA BÜYÜK! ANCAK BUNLARIN HEPSİ APAÇIK BİR KİTAPTADIR:

           10. Yunus Sûresi 61. Âyet- i Kerîme(216. Sayfa):
           “61- Hangi işi yaparsan yap, Kur'ân'dan ne okursan oku, ne işte çalışırsan çalış, unutmayın ki, siz ona dalıp gitmişken, biz sizin üzerinizde şahidiz. Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hiç bir şey Rabbinin gözünden kaçmaz. Ne zerreden daha küçük, ne de ondan daha büyük! Ancak bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.”


           Burada önemli olan Allah' ın her saniye kâinatı gözetim altında tutmasıdır. Hiçbir şey Allah' tan gizli yapılamaz. Kâinatta her şeyi gören sadece Allah' tır. Kullarının yaptıklarını kaydeden melekler vasıtasıyla, tüm hayat filmi kaydedilir ve Levh- i Mahfuz' da herkesin hayat filmleri muhafaza edilir. Kâinatın sahipsiz olmadığı gerçeğinden hareketle, yeryüzü de sahipsiz değildir. Yarattığı her şeyi gözetimi altında tutan Allah' tır.

           Her ne yaparsak yapalım, Allah' ın gözetimi altında olduğumuzu unutmayalım. Çalanlar, yağmalayanlar, kul hakkı demeden küplerini doldurmaya çalışanlar; rüşveti, torpili kendileri için hak görenler; başkalarının haklarını gasp etmekten çekinmeden, Allah' ın mutlaka hesap soracağını hesaba katmadan yaşayanlar; hesaplarının tutulduğunu bildiren bu 'Ayet' i okumadan gaflet içinde haram yiyenlar, yanlarında, sağlarında ve sollarında sevap ve günahlarının hesaplarını, bir bir tutan melekleri(ki bunlara Kirâmen Kâtibîn Melekleri denmektedir.) hiç dikkate almadan, pervasızca KUL HAKKI YİYENLER' in hesaplarının kolay olmayacağını söylememiz, bu Âyet- i Kerîme hükmünce, uyarılmalarına vesile olur dileklerimizle.

           Saygılarımla. 02.05.2022 01:17 

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!
Sayfa: [1] 2 3 ... 10