Gönderen Konu: BURÇLAR  (Okunma sayısı 67332 defa)

is

  • Ziyaretçi
BURÇLAR
« : Temmuz 19, 2009, 04:07:30 ÖS »
BURÇ FALLARI

           Bir kısım insanların burçlarla yatıp burçlarla kalktıklarına şahit oluyoruz. Televizyonlarda burçlara rağbet eden programlara ve yapımcılarına lütfen dikkat ediniz!

           Astrolog denilen bir bayan anlatıyor:

           -İkizlere dikkat ediniz. Bunlar çapkın olur diyor. Programı yapan ve misafiri itiraz ediyorlar. Yok öyle şey olmaz, diyorlar. Falcı yine de inat ediyor. Kendi tespit ettiği/ uydurduğu burç tahmininin bozulmasını istemiyor olsa gerektir. Yine de ısrarla ikizler çapkındır; dikkat edin diyor. Tesadüf bu ya! Ben ikizler burcundanım ve kesinlikle, aldatma huyunun karakter bozukluğu olduğunu savunanlardanım. Ne demek aldatmak? Ne demek çapkınlık? Resmen ve dinen nikahlı olduğun eşini bırakıp; başkalarında sevgi arayacaksın. Başkalarıyla cinsel münasebeti kendine “hak” olarak göreceksin. Bu düpedüz karakter bozukluğudur. Bunu da burcunun gereği gibi gösteren tüm astrolog/ medyum/ falcı/ cart curt, vs. adları her ne olursa olsun, bu insanlar, sorumluluktan kurtulamazlar. Yaptıkları insanların istismarı ile maddi menfaat sağlanması olayıdır. Başka hiçbir izahı/ açıklaması olamaz. Zira:

           İnsanlarda olmayan huy/ karakter/ özellikleri o kimselerde varmış gibi gösterenler; iftiracıların ta kendileridir. Bu kimseler insanların burçlarına bakıyoruz bahanesi ile, bir kısım insanları suçlamaları, aklın almayacağı kadar yanlış ve insan onur ve haysiyetine uymayan bir cürümdür. İnancımız gereği, başkaları hakkında zanda bulunmak; en büyük yanlışlardan biridir. Şu şöyle olabilir. Ya da bu böyledir. Ne biliyorsun? Ya öyle değilse; o zaman ne yapacaksınız? Bir kuru “af edersiniz” ifadesi, sizin zan altında bıraktığınız insanlara, zannınız neticesi yapıştırdığınız çamuru silecek midir? Hayır! Asla silemeyecektir. Bu nedenle hiç kimse hakkında, “şöyledir” ya da “böyledir” denilmesi insan ahlakı ile, insan gururu ile bağdaşır bir ifade değildir.

           Burçlarla günlük olaylara ilişkin verilerin ve bu konuda söylenenlerin, medyum/ falcı/ büyücü denilen kimselerin, kendilerine menfaat sağlamalarından başka hiçbir faydası yoktur. Falına baktıranlara hiç faydaları olmadığı gibi; aldıkları yalan yanlış bilgilerle, onların hayatlarını zehir eden hareket ve davranışlarla, zarar bile vermektedirler. Zira bir kısım insanlar hareketlerinin başlangıç noktasını, medyum/ falcı/ büyücü, her ne derseniz deyiniz, bu kimselere sorarak yaşamaya çalışmakta ve haliyle hayatı kendilerine zehir etmektedirler.

           Burçların söylediklerini, insanlara aktardıklarını ifade eden açıkgözlerin, insanlara verdikleri zararların farkında olmadıkları kesindir. “Bilselerdi yaparlar mıydı?” Asla yapmazlardı. Zira aklı başında hiç kimse, insanların kötülüğünü isteme haklarının olmadığını bilirlerdi. Burçların ifade edilmesi esnasında yazılan başlığa bakınız lütfen!

           “BURÇ FALI” Düpedüz yapılanın falcılık olduğunun ifadesidir bu başlık. Evet! Burçları yazanlar falcılık yapmaktadırlar. Falcılık dinen ve hukuken yasaktır. Bunu herkes bilir. Ancak ne gariptir ki, memleketimizde falcılık yapıp; fala bakanların dayandıkları meşru zemin:

           -Bizim vergi levhamız var. Devlete vergimizi ödüyoruz. Derler; doğrudur. Vergilerini verirler.

           -Biz meşru zeminde iş yapıp para kazanıyoruz derler.

           -İnsanların yaptıkları her tür alışverişte ya da satışa sundukları bilgi mahiyetinde olan ve karşılığında maddi menfaat sağlanan her iş ya da hizmet bazında para almaları normaldir derler. Doğrudur.

           Ancak falcılık yapılarak, ileri sürülen gelecekle ilgili sözlerinin, insanların yaşantılarında ne gibi yanlışlara yol açtıklarının farkında mıdırlar? Farkında olsalardı, yıllarca, fal baktıranların sözlerinin gerçekleşmesini beklemeleri esnasında çektikleri sıkıntıların neler olduğunu bilmezler miydi? Vergi levhası astınsa dükkanına, oldun meşru iş adamı medyum/ meşru iş kadını medyum. Sokak aralarında dahi medyum levhalı iş yapan kimseler mevcuttur. Televizyonlarda bu ifade edilirken, hiçbir yapımcı/ sunucu demiyor ki:

           -Kardeşim sana medyum adı altında dükkan açtıran devletin memuru kimdir? Bu memurun dayanmış olduğu kanun maddelerinde medyumluğun yeri nedir? Medyum olarak çalışabilmenin hukuki dayanağı hangi kanunlardır? Bunları tartışmaya getirmeden, “laf olsun, zaman dolsun, reytingler bizim olsun” deyip program yapıldığını devamlı görmekteyiz. Bu tür tartışma programlarında asıl olan nedir? Bu medyumların hangi kanunlar çerçevesinde, normal iş sahibi gibi medyumluk yapmalarına ya da halk tabiri ile falcılık yapmalarına izin verildiğinin araştırılmasıdır. Bu kanun maddelerinin açıklanması ile, medyumluk konusunda halkın bilinçlenmesinde büyük bir boşluğun doldurulacağı kanaatimi muhafaza etmekteyim. Bu konuda medyumluğun hangi kanunlar çerçevesinde yürürlüğe konulabildiğini; bu kanunların hangilerinin, medyumların, normal iş sahipleri gibi dükkan açmalarına zemin hazırladığının gündeme getirilmesi gerekmektedir.

           Yapılan programlarda, hiçbir zaman bu konulara en ufak bir atıf yapılmamaktadır. Programlara çıkarılan medyumların meşruluğunu sıradan insanlar değil; hukukçuların tartışması gerekir. Bir medyuma, kanun çerçevesinde vergi levhasının verilerek meşrulaştırılmasının mümkün olup olmadığı tartışmasının, bu işi bilen hukukçular nezdinde yapılması gerekir. Aksi takdirde günümüzde yapıldığı gibi reytingleri yükseltecek, insanların dikkatlerini çekecek programlar için medyumlar hep kullanılmaya devam edilecektir. Burada elbette, medyumların reklamlarının yapıldığı gerçeğini inkar edemeyiz. Konu medyumluk oldu mu, herkesin dikkatinin çekileceği muhakkaktır.

           Dikkatle düşündüğümüzde, bazı mantıklı verilere ulaşabiliriz. Dünyada yaklaşık 7 milyar insan yaşamaktadır. Bunların ortalama rakamla 12 burç grubuna dağıldığını farz edersek; her bir burçtan olanların sayısı yaklaşık olarak 580.000.000(BEŞYÜZSEKSEN MİLYON) gibi bir rakama ulaşır. Her bir burçtan olanların sayısı 580 milyon kişi olduğuna göre, bunların yaşam tarzları, yaşadıkları çevre, genetik yapıları, sosyal yapıları, düşünce farklılıkları mutlaka olacaktır. Bunları bir kategoride değerlendirme durumunda ne kadar büyük hatalar yapacağımızın bilinmemesi için, insanın mantıktan, normal düşünebilme potansiyelinden, daha doğrusu akıldan ve biraz da matematik bilgisinden uzaklaşmış olması gerekir. Diyelim ki, medyum denilen kişiler bu işi maddi menfaatler için yaptıklarından, onlar kendilerince haklıdırlar. Ancak asıl üzerinde durulması gerekenler, bu medyumlardan ya da burçları okuyanlardan bilgi almak suretiyle yaşantılarını düzenleyen, aldıkları bilgiler çerçevesinden çıkmamaya çalışan kimseler kimlerdir? Bunların bu yaşam biçimini benimsemelerinin nedenlerini uzun uzun tartışmak; eğer bu bir rahatsızlıksa, psikiyatristler tarafından milletimiz bilgilendirilerek, bu yanlıştan dönmelerinin sağlanması gerekmez mi?

           Yine düşününüz ki, insanlara burçlarının genel karakterlerini söylerken, o burçtan olan insanların tamamına bu yapıyı uygun gördüğümüzü ifade etmiş oluyoruz. Gerçekte hal böyle midir? Hayır. Asla böyle bir genelleme yapamayız. Karşımıza, matematik gibi, sağlam temeller üzerine kurulmuş, ilmin en önde gelen bir dalı çıkacaktır. Zira burçlarının karakterlerini ileri sürdüğünüz insanların sayısının 580 milyon gibi bir rakama ulaştığının, öncelikle bilinmesi gerekir. Bunun bilinmesi sonucu, insanların yapılarının oluşmasında etken olan faktörlerin çeşitliliğine bir göz atmamız gerekir.

           Yeryüzünde her insanın karakterleri farklı farklıdır. Ancak bazı bölgelerde insanların, bulundukları bölgenin havasından mı, yoksa suyundan mı olsa gerek, belli karakterlerin ortak karakter olarak belirginleştiğine şahit oluruz. Bir bölgede insanların hırçın olmasını, yüksek ve sarp dağlara ya da hırçın dalgalı deniz kenarlarında oturmalarına bağlayanlar olur. Bir bölgede sakin olanların huylarını ise, suyuna ya da insanları sakinleştiren güzel insanların, bir zamanlar buralarda yaşadıklarında, belli bir öğretinin izleri ile, bu kimsenin yaptıklarına bağlandığını duymuşuzdur. Bu gruplaştırılan insanların genel karakterleri ifade edilirken hiçbir zaman burçlarından dolayı bu insanlar hırçındır ya da bu insanlar sakindir denilmemiştir. Denilemez de. Burçların sağlam deliller üzerinde, insanların karakterlerini oluşturdukları kesinlik kazansa idi, bu bölgelerde yaşayan insanların, 12 burçtan sadece birine veya diğerine ait olmaları gerekirdi. Böyle bir gruplama olamayacağına ve dünya genelinde, insanların doğum tarihlerinin ortalama olarak eşit şekilde dağıldıkları varsayımıyla, her burçtan insanın bulunabileceği coğrafi bölgelerde huyların, karakterlerin de farklı olacağı muhakkaktır.  Burçların söyledikleri ile hayatlarını düzenlemeye çalışanların genelde her konuda burçlarla fala bakanlara/ medyumlara danışarak iş yaptıkları bir gerçektir. Bugün çoğu gelişmiş ülkelerde devlet adamlarından bir kısmının burçların işaretleri ile hareket ettiklerinin söylenmesi, gerçekten yadırganacak bir durumdur.

           Burçların yazılış tarzları, yazanlara göre değişiklik arz eder. Bakınız burç fallarına bunların içinde neler yoktur ki. İnsanların genel olarak yapıp yapamayacakları hareketler; başlarına gelecek/ gelmeyecek olaylar; psikolojileri konusunda ileri sürülen tezler; edecekleri/ edemeyecekleri kavgalardan tutun da, eşleri ile aralarında yaşanması muhtemel hadiselere kadar her konuda bilgi verilmekte; burçlara inanan insanlar da bu verilen bilgilerle, hareket tarzlarını, çalışma/ aile hayatlarını tanzim etmektedirler.

           Burçların peşinde koşmakla hayatlarını daha iyi yaşayacaklarına inanmış, ey güzel insanlar! Sizin aklınız yok mu? Sizin yaşadığınız yerlerde sizi kim daha iyi, daha güzel düşüncelerle yönlendirebilir? Sizin güzel aklınız mı? Yoksa her gün gazetelerde, dergilerde okuyup, kendinizi bunlara göre ayarladığınız burçlarınızı yazanlar mı?

           Lütfen dikkat! Aşağıya yazacağım burç falınızı ben yazacağım. Sebep gayet basittir. Burç fallarına hayatımın hiçbir döneminde bakmadım. Okumadım. İçimden de, en ufak bir kırıntı olarak dahi, “acaba falım nasıl sözcüğünü geçirdiğimi, hatırlamıyorum. Hal böyle olunca, diyeceksiniz ki:

           “Bu kadar kolay mı burç falı yazmak. Herkes burç falı yazabilir mi? Doğru herkes yazabilir mi? Alın size BURÇ FALINIZ. Yazıyorum işte! Kim ne diyebilir? Bazılarının çocukları korkuttuğu gibi:

           -Aman ha! Yazarsan seni öcüler yer. Seni burçlar çarpar. Ya da aklınıza ne gelirse söyleyiniz. Yazdıklarımla, burç falı yazmada ki isabet oranımın ne kadar olduğunu, sizlerin değerlendirmesine sunuyorum. Bu satırları yazarken astroloji diye bir ilimin varlığını inkar edecek değilim. Ancak benim ifadelerimden çıkarılması gereken ana fikir:

           Burç fallarını yazanların, bu yazılanları ilmi veriler üzerine dayandırma ve matematiksel olarak söylenilenlerin birçok değişik karakterde olan bir gruba uyamayacağı görüşümden hareketle, burç falları ile insanların kandırıldığının, boş düşüncelere ve inançlara bu falların kapı açtığının bilincinde olunmasına dikkat çekmek istiyorum.

           Ömür kısa, zaman az. Yüz yaşına gelmiş insanlarımıza sorunuz lütfen! Ömür ne kadar diye? Size verecekleri cevap: “ömür çok kısa” olacaktır. Zira doğup belli bir süre(yaşanan 10/ 30/ 50/ 100/ 1000 yıl da olsa) ölen insan için yaşam sıfırlanmış; ömür bitmiştir. Söylenecek tek kelimesi kalmamıştır.

           Alın size burç falınız:

           KOÇ: Duygusal yapınızdan istifade etmek isteyenler olacaktır. Kesinlikle borç- alacak ilişkilerine girmeyiniz. Kendinizi dinlemekten vazgeçiniz.
   
           BOĞA: Kimsenin size tahakküm etmesine fırsat vermeyiniz. Yumuşak yüzlü olmanızdan faydalananları hayatınızdan çıkarınız.
   
           İKİZLER: Ne kadar çekingen, ne kadar nazik bir yapınız var. Bu sebeple nezaketinizi kullanabilecek olanlardan uzak durunuz. Size teklif edilen iş fırsatlarını değerlendirirken nezaketinizin faydasını göreceksiniz.
   
           YENGEÇ: Hırçınlıklardan vazgeçiniz. Mümkün olduğunca insanlarla menfaat ilişkilerine girmeyiniz. Size teklif edilen işlerde mülayim olmanız size fayda sağlayacaktır. Etrafınızla geçiminizde sorunlar yaşayabilirsiniz.
   
           ASLAN: Hassas bir insansınız. Bu hassasiyetinizin zararını görecek ve istismar edileceksiniz. Bilhassa parasal işlemlerinizde dikkatli olunuz. Bu günlerde gönül işlerinizin rayına oturduğunu hissedeceğiniz arkadaşlıklarınız olacaktır.
   
           BAŞAK: Burcunuzun genel karakterine uygun olarak, sakin limanlarda dolaştığınızda, size gönülden bağlı olanların memnuniyeti ile karşılaşacaksınız. Dertlerinizi paylaşacağınız kimseleri doğru seçmenizi öneririm. Bilhassa kova burcundan olanlara dikkat ediniz.
   
           TERAZİ: Dengeli bir yaşantının mensubu olduğunuz için, hayatınızdaki tüm çalkantıları rahatlıkla atlatacaksınız. Bu sırada, maddi yönden rahatlık sağlayacak işlerinizin peşine düşmenizi öneririm.
   
           AKREP: Güzel huyunuzun gereği olan sıkılganlığınızı bırakınız. Kendinize iyi bakınız. Size tavsiyede bulunanların burçlarına dikkat ediniz! Aslan ve ikizler bucundan olanlardan bu günlerde uzak durunuz. Tavsiyelerinin gereklerini yaparken kendi düşüncelerinizi de öne çıkarmayı ihmal etmeyiniz.
   
           YAY: Sizin burcunuzun özelliği olan hususlarda dikkatli olunuz. Kırılgan yapınızın zararlarını yok edebilecek, tatlı sert tavrınızı takınınız ki zarar görmekten uzak olasınız.
   
           OĞLAK: Zorlandığınız konuların üzerine gitmek durumunda iseniz, önümüzdeki haftaya erteleyip; üzerine gidiniz. Bu günlerde önemli kararlar almaktan uzak durunuz. Gönül işlerinizin iyi gideceği günler, önümüzdeki tek sayılı günlerdir. O günleri değerlendirmeyi biliniz.
   
           KOVA: Temiz duygularınızla hareket ederken, başak ve aslan burçlarının size karşı tavırlarına dikkat ediniz. Gönül bahçenizin kapılarını yay ve ikizler burcundan olanlardan başkalarına açmayınız.    
   
           BALIK: Genellikle hırçın tabiatınızın gereği olan saldırılardan önümüzdeki üç hafta boyunca uzak kalınız. Sonrasında hırçınlığınızın zararlarının daha az olacağını biliniz. Üç haftayı atlatmaya bakınız. Maddi imkanlarınızı sonuna kadar zorladığınızda, daha fazla imkanlara kavuşabileceğinizi biliniz. Gönül işlerinden bir hafta uzaklaşınız. Sonrasında çok mutlu olabileceğiniz gönül işlerinizin habercisi olacak olayları bekleyiniz.  

           Alınız size burç falı. Mutlaka bir kısmınız okuduktan sonra:

           -Tam benim yaşantımı/ benim karakterimi okumuş diyebilirsiniz. Ancak emin olunuz, tüm yazdıklarım, tabiri caiz ise, ATMASYONDUR. Uydurup yazdıklarımdır. Yazılanlarla bir kısmınızın huylarının/ yaşantılarının uyuşacağı kesindir. Bu hiçbir zaman inkar edilemez.

           Burçlara göre hayatını düzenlemeye kalkanlara hitaben bu satırları yazmayı uygun buldum. Zira anlatılanların çoğunda, akıllı olduklarına inanan kimselerin burçlarla, herkesin hayatını nizamlama gayretine girmekte olduklarının görüntüsünü alabilmekteyiz. Her şeyi bir yana atsanız dahi, insanlar arasında revaç bulmaları, itibar görmeleri de ayrı bir cezbedici unsurdur. Öyle ya! Televizyonların başköşelerinde gezmektedirler. Tabii bu fallara inananların yönlendirilmelerinde yapılan hataların ceremesini çekenler, bu fallara inanan insanlar olmakta; yönlendirenlere kimse bir kusur yüklememektedir. Asıl olan niyettir. Niyet itibariyle, insanların hayatlarına burunlarını sokan, burç fallarıyla onların yanlışlarda kaybolmalarına sebep olanların kusurlarının araştırılmaması gerçekten yanlıştır.

           Bu yanlışlardan tüm insanlarımızın dönerek, yanlış sokaklarda kaybolmamaları temennilerimle…

           Saygılarımla… 19.07.2009- 16:21
« Son Düzenleme: Şubat 11, 2011, 07:17:15 ÖS Gönderen: is »