Gönderen Konu: MESLEK TAASSUBU  (Okunma sayısı 27822 defa)

is

  • Ziyaretçi
MESLEK TAASSUBU
« : Kasım 24, 2009, 02:32:16 ÖS »
MESLEK TAASSUBU

           Mesleklerin taassubunun nelere mal olduğunun görüntüsünü herkes çevresinde örnekleriyle görebilir. Futbol fanatikliğinin ne kadar yanlış olduğunu, sporcu ruhuna sahip herkes, genci ihtiyarı, bilir. Ancak yine de, karşı takımdan olanlara düşman gözü ile bakanların bulunabildiğini de inkar edemezler. Meslek taassubunun yanlış olduğunu takdir edenlerin bir kısmının, meslek taassubuyla hareket ettiklerini görmek, memleketimiz adına üzüntü verici bir görüntüdür. Bir siteye yazdığım yorumu, sitedeki hata nedeniyle göndermem mümkün olmadı. Ancak buradan "meslek taassubu" adıyla siz okuyucularımıza ulaştırmamın faydalı olacağı kanaatimle bu satırları ilave ederek aynen, aşağıya kopyaladım. Taassuba dalmadan güzel günlere dileklerimle...

           "Veteriner Hekimlik" adı üzerinde, hekimlik mesleğinin hayvanların sağlık ve sıhhatleriyle ilgili bölümü olmakla; en değerli gıdamız olan hayvansal proteinlerin insanlarımıza ulaştırılmasında, sağlıklı et ve et ürünleri üretilebilmesi için, sağlıklı hayvan popülasyonlarının yetiştirilmesi olduğu konusunda, siz veteriner hekimlerimizin, zannediyorum, hiçbir itirazı olamaz. Ancak “meslek taassubu” denilen ve memleketimizin kalkınmasına engel olabilecek kadar zararlı olan, bu, yanlış düşünce tarzına, sizde, bu yazınızla battığınızın görüntüsünü vermektesiniz. Çekişme o hale getirilmektedir ki, size, “gıdanın/ ziraatın mühendisliği olur mu” dedirtmekte; böylece sizin de taassuba batmanıza sebep olmaktadır.

           “Ne sağlığın ne Gıdanın nede Halk sağlığının mühendisi olmaz” ifadesini kullanmışsınız.

           Her şeyin mühendisliği olur. Demirin/ kömürün/ patatesin/ domatesin/ taşın/ toprağın/ binanın/ köprünün/ uçağın/ makinenin mühendisliği olur. Mühendislik, konusunda bilgi sahibi olarak fakültelerin bazılarından mezun olanlara verilen bir ifadedir. Herhangi bir konuda uzmanlaşarak mühendis sıfatını almaya insanların neden bu kadar takıldıklarına anlam veremiyorum. Bu kelime üzerinde bu kadar durmanın ne önemi var diyerek, meslek hayatımı 30 yıl devletin çeşitli gıda işletmelerinde ve genel olarak gıda konusunda çalışmış bir Ziraat Yüksek Mühendisiyim. Asıl tartışılması gereken, kişilerin, mühendis sıfatıyla, o titrin gereğini yerine getirip getiremediği olmalıdır.

           Meslek taassubunun ne boyutlarda olduğunu açıklamaya gerek yoktur. Meslek taassubuyla, insanlar birbirlerinin gözlerini oyarcasına, iş kollarına müdahale ettikleri içindir ki, meslek taassubu, gözleri kör etmekte, kendi yanlışlarının farkına varmalarına bile engel olmaktadır. Her meslek kendi iş kolunda görevlerini yerine getirmelidir. İş kollarının sınırları bellidir. Bu nedenle mesleklerin birbirlerine müdahalesi söz konusu olmamalıdır. Mesleklerin birbirlerine müdahaleleri, mesleki taassubun en güzel örneklerindendir. Her mesleğin sınırları başlangıçta belirlenmiştir. Başlangıçta birbirlerine müdahale de söz konusu değildir. Ancak daha sonra, mesleki menfaatlerin ön plana çıkması; her meslek grubunun kendi meslektaşlarının menfaatlerini koruma içgüdüsüyle hareketleri sonucunda, “meslek taassubu” gündeme gelmiştir.

           Ziraat mühendisleri ziraatla uğraşmaya kanalize edilmelidirler. Memleketimizde, zararlıların meyve ve sebzelere verdikleri zararlardan, ilgili ziraat mühendisleri sorumludur. Verimsiz yetiştiriciliğin sorumluları yine ilgili ziraat mühendisleri olmalıdır. Ziraat mühendisliği ziraatın her kolunda ihtisaslaşmayı öngörür. Gıda Mühendisliği bölümleri/ fakülteleri açılıncaya kadar, ziraat fakültelerindeki bölümlerden gıda bölümü mezunu mühendislerin mezuniyetleri normal karşılanabilir. Gıda mühendisliği ihdas edilip, gıda fakültelerinden gıda mühendisleri mezun olduktan sonra, ziraat mühendislerinin gıdadan çekilmesi, ziraatın hangi kolunda ihtisas yapmış/ uzmanlaşmışlarsa, o yönde çalıştırılmaları arzu edilir. İşin normali de budur.

           Gıdaların sağlıklı üretilmesinden gıda mühendisleri sorumludur. Memleketimizde israf edilen gıdaların en aza indirilmesi, gıdaların insanlarımıza en uygun, hijyenik şartlarda ve hesaplı olarak ulaştırılmasından, yine gıda mühendisleri sorumludurlar.

           Hayvanlarımızın yetiştirilmesinden zooteknistler sorumludur. Besiciliğin, genel anlamda, hayvancılığın geliştirilmesi, zooteknistlerin sorumluluğundadır.

           Hayvanlarımızın koruyucu hekimliğinden, hastalandıklarında tedavilerinden veteriner hekimlerimiz sorumludur. Aşılanmalarının mükemmele ulaştırılarak, yüzlerce trilyon liraların kaybolmasının önlenmesinden veteriner hekimlerimiz sorumludurlar. Bir ziraat mühendisinin hayvan hastalıklarına, veteriner hekimler yerine müdahale etmesi ne kadar yanlış bir zihniyetin ürünü ise; aynı şekilde gıda mühendisliğinin görevleri arasında bulunan gıda üretiminden veteriner hekimlerin sorumlu olmalarının istenmesi de o kadar yanlış zihniyetin ürünüdür. Bunun tartışmasını bile, memleketimizin gelişmesine vurulan bir darbe olarak görmekteyim.

           “HERKES KENDİ GÖREVLERİNİN BİLİNCİNDE, GÖREVLERİNİN SINIRLARI İÇİNDE KALMALIDIR.”

           Futbol takımlarının tutulması başarıldı. Futbol takımlarını tutanlar, şahit olduğumuz üzere, karşı takımın taraftarlarının hayatlarına kastedecek kadar fanatik hale getirilmişlerdir. Mesleklerde bu fanatikliğin gündeme gelmemesi, vatan millet adına en büyük arzumdur.

           Saygılarımla…" 24.11.2009- 23:17

           ETİKETLER: Taassup; Mesleki Ahlak; Mesleklerde Etik Kurallar; Başkalarını Haksız Tenkit; Mesleki Çekişmeler; Meslektaşların Birbirini Çekememeleri; Diğer Mesleklerden Olanlara Saldırı; Egoistlik; Benlik; Bencillik
« Son Düzenleme: Ağustos 28, 2015, 11:18:33 ÖS Gönderen: is »