Gönderen Konu: THANKS TO ALL THE VOTERS OF NETHERLANDS!(IK DANK AAN HELE NEDERLANDSE BEVOLKING)  (Okunma sayısı 19634 defa)

is

  • Ziyaretçi
           THANKS TO ALL THE VOTERS OF NETHERLANDS!
           HOLLANDA' NIN TÜM SEÇMENLERİNE TEŞEKKÜRLER!
           IK DANK AAN HELE NEDERLANDSE BEVOLKING!


           Size yazmış olduğum "OPEN LETTER to Dear Geert Wilders"/ "Sayın Geert Wilders’ e AÇIK MEKTUP" başlıklı yazımın üzerinden geçen 2,5 sene sonunda almış olduğunuz seçim hezimetinizin sebebini yazdıklarıma bağlayabiliyor musunuz? Yoksa "es" mi geçiyorsunuz? Elbette sizin bileceğiniz bir konudur. İşinize karışmak gibi olmasın ama, açık mektubumda yazdığım, aşağıdaki şu satırları aynen kopyalıyorum:

OKUYUCULARA ÖNEMLİ NOT: Aşağıdaki, "aç, kapa parantezli()" bu kısmı, bir önceki, "SAYIN GEERT WİLDERS' E AÇIK MEKTUP" yazımdan aynen kopya ettiğim için, yeşil renkli olarak, tekrar, sayfama koyduğum bu kısmı geçebilirsiniz. Hatırlatmak için koyduğumun bilinmesi ricasıyla...

            (Sayın Geert Wilders, Türk Atasözlerinden örneklerimiz çoktur:

           “Güneş balçıkla sıvanmaz.”

           “Altın yere düşmekle pul olmaz.”

           “Meyveli ağaç, taşlanır.”

           “Açtırma kutuyu; söyletme kötüyü.”

           “Keskin sirke, küpüne zarardır.”

           “Söz gümüşse, sükût altındır.”

           “Söz bilirsen söz söyle, sana âlim desinler, Söz bilmezsen, susta, seni adam bilsinler.”

           Atasözlerimiz, biz insanlara çok şeyler anlatırlar.
           Kısadırlar; ancak özlüdürler.
           Kısacık bir cümlede; koca bir hayat gizlerler.
           Dünyâyı anlamak için birebirdirler.
           İnsanca yaşamanın anlaşılması için söylenirler.

           Sizler medenî batı dünyasının temsilcileri olarak, elde tuttuğunuz siyâsî güçlerinizin değerini bilmeyecek kadar insanî değerlerden uzak olamazsınız. Buna inanmak istemem. Bu değerlerden uzak olduğunuz kadar da, milletine karşı büyük bir kötülüğün tohumlarını atarak, gelecek nesillere kan ve gözyaşından oluşan bir devlet bırakmak isteyen, bir insan da olamazsınız. Zira hiçbir dünyalık değer, insanları kırmaya, insanların kutsal bildiklerini karalamaya, tahkir ve tezyif etmeye değmez. Zannederim okumamışsınızdır. Türkiye Cumhûriyeti tarihine damgasını vuran komutanlarımızdan, Mustafa Kemal Atatürk’ ün, “Muzaffer Komutan” olarak düşmandan temizlediği şehrimize girerken, Hükûmet Konağı girişine serilen, istilâcı düşman bayrağını yerden kaldırtmış ve:

           “Bayrak milletlerin şerefidir. Ayaklar altına alınamaz.” Demiştir.

           Anladığınızı umarım Sayın Geert Wilders.

           İnsanların Bayrakları Kutsaldır.

           İnsanların Vatanları Kutsaldır.

           İnsanların Sınırları Kutsaldır.

           İnsanların Namusları Kutsaldır.

           İnsanların Dinleri Kutsaldır. İlâveten:

           Biz Türklerin Atları, Avratları ve Silâhları Kutsaldır.

           Tüm bu kutsallara saldıranlar, karşılarında o milletin, o memleketin, o ailenin fertlerini bulurlar.

           Sizin kutsal değerlerinize saldırı olursa, tüm Hollanda’ yı nasıl karşılarında bulurlarsa; siz de saldırırsanız, tüm Müslümanları karşınızda bulursunuz. Bu hareket, en doğal insanî tavırlardandır.

           “Etki, karşısında tepkiyi buldurur.

           “Rüzgâr ekilirse; fırtına biçilir.”

           Siz, Müslümanlık hakkında en ufak(kırıntı hâlinde dahi olsa) bilgisi olmayan bir siyâsîsiniz. Bunu anlamamak mümkün değildir. Kendi milletine karşı sorumluluklarının sınırlarını bilmeden yaşayan bir kimse olamazsınız. İlme irfâna, hayatın gerçeklerine, birazcık saygınız varsa; Müslümanların kimler olduğunu, Müslümanların hayat tarzlarının ne olduğunu, cihanşümûl bir dinin mensupları olan Müslümanların diğer dinlerin mensuplarına, hattâ dinsizlere, puta tapanlara, mecûzîlere(ateşe tapanlara) dahi ne gözle baktıklarını, öğreniniz/ öğrenmeye çalışınız. Zîra şu Atasözümüz, size ders verecek kadar güzeldir:

           “Bilmemek ayıp değil; öğrenmemek ayıptır.” 

           Peygamberimiz Hazreti Muhammed(S.A.V.) bir Hadîs- i Şerîfinde:

           “Arap’ ın, Arap olmayana üstünlüğü yoktur; takvâdan(Allah’ a bağlılıktan) gayri” buyurmaktadır. Bu Hadîs-i Şerîfin ne anlama geldiğini öğrenmiş olsaydınız; Sayın Geert Wilders, Müslümanların Mukaddes bildikleri Peygamberleri olan “Hazreti Muhammed’ in ellerini öpemediğiniz için üzülür; O’ nun dönemine yetişemediğiniz için hayıflanırdınız.” Müslümanların Mukaddes Kitapları olan Kur’ân- ı Kerîm’ inden bir kırıntı dahi olsa, bilginizin olmadığını ortaya koyan bir kimse olarak, size gerçekten acıyorum. Hidâyete ermenizi; güzellikleri görmenizi Allah’ tan dualarla niyâz ediyorum.

           Emekli Ziraat Yüksek Mühendisi bir Müslüman kimseyim. Dînî bilgimin, İlâhiyat Profesörleri kadar çok olabileceğini söyleme gafletine düşmeyecek kadar, kendini bilen bir kimse olarak; size dînimin koyduğu genel prensipler çerçevesinde, yaptığınızın çok yanlış olduğunu hatırlatmak isterim.

           Siz iktidara geldiğinizde memleketiniz Hollanda’ yı böyle mi idâre edeceksiniz? Diğer dinlerin mensuplarına, böyle, yanlış gözlerle mi bakacaksınız. İslâmiyet’ te, îman etmiş olmanın beş şartından biri olan, “PEYGAMBERLERE İMAN” şartını nasıl okumamış olabilirsiniz? Müslümanlığa girmenin şartının, tüm Peygamberlere inanmaktan öte, iman etmekten(Allah katında Peygamberliklerini kabul ve tasdik etmekten) geçtiğini nasıl okumamış/ öğrenmemiş olabilirsiniz? Bunu öğrenmek kaç dakikanızı alırdı? Sizin anlayacağınız şekli ile açıklamaya çalışırsam:

           Bir insanın Müslüman olabilmesi için, Âdem Aleyhisselâm’ ı da, Musa Aleyhisselâmı’ da, Îsa Aleyhisselâm’ ı da, Muhammed Aleyhisselâm’ ı da ve bunların arasında gelmiş geçmiş tüm Peygamberleri de diliyle ikrar, kalbiyle tasdik etmesi gerektiğini nasıl okumamış/ öğrenmemiş olabilirsiniz? Sizin karşınıza aldığınız Müslümanlardan, Îsa Aleyhisselâm’ a inanmayan bir insanın, Müslüman olması söz konusu olamaz. Bu benim değil; tüm Kâinatın Yaratıcısı olan Allah(C.C.)’ ın emridir. Müslüman olunabilmesi için, Allah(C.C.)’ ın koyduğu bir emirdir. 

           Siz, memleketiniz olan Hollanda’ nın idâresine tâlip olmak üzere yola çıkmış bir kimse olarak, yanlış yollara girmeden:
           
           -Müslümanlık nedir?
           -Müslüman kimdir?
           -Müslümanların hayat felsefeleri nelerdir? Sorularının cevaplarını arayıp; soruşturarak siyasî hayatınıza başlamış olsanız ne kadar isâbetli bir karar almış olurdunuz? Bunu bilebilseydiniz ne güzel bir Hollanda siyâsetçisi olurdunuz? Bunu öğrenmek fazla zamanınızı da almayacaktı.

           Şimdi size sorsalar:

           -Sayın Geert Wilders, Müslümanlıkta insanların inançları ne olursa olsun, kendi inançlarından olmayanlara ne gözle bakarlar?

           Siz bu soruyu Kur’ ân- ı Kerîm' in Âyetlerinden öğrendiğiniz şekliyle, soru soranlara, şu cümlelerle anlatırdınız:

           -“Müslümanlıkta kim neye inanırsa inansın, onlara ancak, "emri bil mâ’ ruf ve nehyi anil münker"(iyiliği emredip; kötülüklerden sakındırmak) ile vazifeli olmalarının, Kutsal Kitapları olan Kur' ân- ı Kerîm ile emredildiğini;

           -İnançları ne olursa olsun, diğer inanç sahiplerine, kötü söz söylemenin, onlara hakaret etmenin dahi yasaklandığını” söylemeniz gerekirdi.

           -Müslümanlık hakkında biraz bilginiz olsaydı, bu şekilde cevaplamanız gerekirdi. 

           Müslümanlığın Kutsal Kitabı Kur’ ân- ı Kerîm’ de Âyetlerle sâbit olan o kadar çok kural konulmuştur ki, Müslüman devlet adamları, hiçbir devirde bu Âyet- i Kerîmelerin hükümlerini göz ardı etmemiş; edememişlerdir. Zîra Allah’ a olan inançlarının gereği budur. Âyet’ i Kerime’ lerle konulan kurallar ışığında; Bizans imparatorluğunu yıkan, yüce Hâkan Fatih Sultan Mehmet Han, İstanbul’ u fethettiğinde:

           “Çocuklara, kadınlara, yaşlılara, din adamlarına, silâhsız, kılıç çekmeyen insanlara dokunulmayacaktır” fermânıyla, tüm Müslüman Osmanlı Askerlerine, Müslümanlığın güzelliklerini taşıyan bu fermanını duyurmuştur. Bugün bile bu güzel ferman hükmünün yaşandığını, İstanbul’ da tüm dinlerin mâbetlerinin, Havra/ Kilise/ Câmilerin bir arada bulunduğunu, söylemeye gerek bile yoktur. İşte bu hoşgörü âbidesi mâbetlerin, bir arada bulunmalarının hikmeti, fermanı çıkaran Fatih Sultan Mehmed Han’ ın Müslümanlığının bir gereği olduğunu görmemeye imkân var mıdır? Bu ferman hükmünün, Müslümanların hoşgörü sınırlarını, ne muhteşem ölçülerde çizdiğini, ispat etmeye gerek bile olmadığını, göremiyor musunuz, Sayın Geert Wilders?

           İslâm ülkelerini ele geçiren kaç Avrupa Devletinde bu şekilde bir kural konularak, fethedilen İslâm Ülkelerinde yürürlüğe konulmuştur? Hatırlayamazsınız elbette. Çünkü yoktur. Zaptedilen İslâm ülkelerinde kan oluk oluk akıtılmıştır.

           Tarihten hangi birini size örnek olarak vereyim? O kadar çoktur ki, yapılan katliamlar o kadar fazladır ki, saymakla bitmez. Bu mudur medeniyet? Bu mudur insanlık? Bu mudur insana saygı? Bu mudur adalet duygusu? Bu mudur dînî kurallar?

           Hiçte hakkınız olmadan yaptığınız saldırıların, Müslümanları incittiğini hesaplayamayacak kadar câhil bir kimse olmadığınıza göre, kasıtlı olarak bu çomağı, arı kovanına sokmaktasınız. Başkalarının dinlerine dil uzatmayı, hakareti mârifet mi sayıyorsunuz?

           Siz zannediyor musunuz ki, İslâm’ a saldırılarla oylarınızı artıracak; Hollanda’ nın tek kişilik milletvekilliğinden, iktidara ortak olacak kadar oy potansiyeline ulaşacaksınız?

           Siz zannediyor musunuz ki, Hollandalıların çoğunluğu diğer dinlere saygısızdır.

           Siz zannediyor musunuz ki, bu şekilde dînî konular vasıtasıyla insanlara saldırmanın prim yaparak iktidarı elde edebileceksiniz?

           Siz zannediyor musunuz ki, akl-ı selîm sâhibi birçok Hollandalı size oy verecek; “kin ve nefretlerle bizleri idâre ediniz” diyeceklerdir?

           Siz zannediyor musunuz ki, insanların inançlarına saygı duymayan, başkalarının dinlerine saldıran bir fanatiği iş başına Hollanda halkı getirecektir? Hayır! Sizi iktidara getireceklerini hiç zannetmiyorum.

           Aksini düşünseydim, o zaman sizin gibi, başka dinlere saygısız olmanın mârifet olduğunu; insanlara düşmanlık beslemenin, sevgisiz, hoşgörüsüz, despot kimselere güzel bir hayat sunduğunu, yazmak zorunda kalırdım. Her devirde aksi görülmüştür. Bundan sonra da hep aksi görülecektir. Tüm insanlık tarihi de, despotlukların, hoşgörüsüzlüğün, tarih sayfalarına gömüldüğünün örnekleriyle doludur.

           Sizin yanlış değerlendirip; Allah’ ın gazâbına duçar olmanızın mukadder olduğunu bildiğimi ifâde ediyor ve size:

           “İNANDIĞINIZ TANRINIZA TÖVBE EDİNİZ! MÜSLÜMANLARDAN ÖZÜR DİLEYİNİZ! ZÎRA İSLÂMİYETİN İNANÇ FELSEFESİNDE, NE KADAR KÖTÜ OLSA DA, İNSANLARIN, ALLAH’ TAN BAĞIŞLANMA İSTEYEREK, YANLIŞLARINI BİR DAHA YAPMAMAK ÜZERE, TÖVBE DİLEMESİ DURUMUNDA, AFFEDİLECEĞİNİN YER ALDIĞINI” hatırlatırım. Bunu bir insanlık vazîfesi olarak kabul ettiğim için, size, bu "AÇIK MEKTUBUMU" yazıyorum.

           Hazreti Muhammed(S.A.V.)’ in şu Hadîs- i Şerîf' i insanlara zulmedenlerin durumlarını ne güzel anlatır:

           “ZULM İLE ÂBÂD OLANIN, SONU BERBÂD OLUR.”

           Eminim ki, siz marjinal bir parti başkanı olarak kalmak istemezsiniz. Sonunuz berbâd olmadan, akl-ı selîm sâhibi Hollandalı' ların da takdir edecekleri gibi, Müslümanlardan özür dileyiniz.

           Hollandalı' ların çoğunluğunun her din mensubu kimselere saygı duyacaklarına inanıyorum. Nereden bildiğimi sorunuz. Cevaplayayım:

           -Hiç bir akıl sâhibi insan, bir başka insanın, dînî kurallara bağlılığından dolayı onu kınamaz. Kınanmasına göz yummaz. Zira o zaman bu tür insanlar, insanlıklarını kaybetmiş olurlar. Bunu da hiçbir Hollandalı yapmayacaktır.   

           Hayır! Siz zannetseniz de ben zannetmiyorum. Sizin inanç derecenizi ya da inançsızlığınızın olup olmadığını bilmiyorum. Ancak sizin bir zaman sonra, aklınızı başınıza topladığınızda:

           “İnsanların mukaddesatlarına saldırmanın ne kadar hatâlı olduğunun farkına vardım” diyebileceğinizi biliyorum. Buna inanarak yazıyorum.

           Sayın Geert Wilders, insanların canını yakmayınız! İnsanların mukaddes bildiklerine saldırıldığında canlarının yandığını biliniz. Zira Atasözümüzdür:

           “Canı yanan eşek atı geçer.”

           İnsanların dînî duygularına saldırıyla iktidar olmak istemenizin yanlışlığını, vakit geçmeden idrak ederek; yanlış tutumlarınızdan dönünüz. İnsanların, kim olursa olsun, dinlerine dokunmayınız. İnsanların mukaddes bildiklerini hafife almayınız. Zira sizin farkında olmadığınız bir konuyu bildireyim de, haklı mıyım, haksız mıyım kendiniz karar veriniz.

           Bildiğiniz üzere Boşnakları Avrupa’ nın göbeğinden söküp atma deklârasyonunu imzalayanların plânları doğrultusunda, saldırılarına başlayan Sırplara karşı savaşmaya çalışan 5.000 Boşnak Mücâhit vardı. Harbin sonlarına doğru bu sayının 100.000’ lere ulaştığını, siz hiç araştırdınız mı? Araştırınız. Boşnak Mücâhitlere ülkemizden gönderildiği, (televizyonlardan Bosna’ ya gönderildiği) bildirilen 250.000 çift asker postalının, kaç Boşnak Mücâhit olduğu hakkında size bir bilgi vereceğini göreceksiniz.

           İnsanlığınızın sınırlarını, dini duygulara saldırarak, aşma gafletine düşmeyiniz!

           Oylarınız değerinizle eşdeğer olsun. Hollanda’ nın mutluluğuna limon sıkacaklara, siz siyâsiler karşı koyunuz. Mutsuz toplulukların oluşumuna sebep olmayınız.

           Sağlıklarınız bol, inancınız kavi olsun. 09 Aralık 2009)
Demiştim.

           Yazdıklarımda, Hollanda Halkını ne güzel değerlendirmişim değil mi? Sizi sandıkta hırpalayıp atıverdi ve dediki:

           "Biz kin ve nefret tohumlarıyla yüklü siyâsetçi istemiyoruz." Doğru da yaptı. Zîra insanlık bunu gerektiriyordu.

           TEŞEKKÜRLER TÜM HOLLANDA SEÇMENLERİ!
            THANKS TO ALL THE VOTERS OF NETHERLANDS!


           Sizin gibi davranmayıp, yanlışlara prim vermeyen, tüm Holanda Seçmenlerine Selâm Olsun!

           Saygılarımla... 18.09.2012

           ETİKETLER: Geert Wilders' e Açık Mektup, Hollanda Seçmenlerine Teşekkürler, Dinlere saygı, Dini İnançlara Saygı, Dindarları Gücendirmek, Kendi Dininden Olmayanlara Saygı Göstermek, Kendi Dininden Olmayanlara Saldıranlar

           

           
« Son Düzenleme: Mart 17, 2017, 06:48:17 ÖS Gönderen: is »