Gönderen Konu: VAH! VAH!  (Okunma sayısı 12258 defa)

is

  • Ziyaretçi
VAH! VAH!
« : Mayıs 16, 2008, 12:34:43 ÖÖ »
VAH! VAH!
11.02.2004 12:04

AÇ GÖZLÜLER
08.04.2004:12,05


           İnsanların yaşam tarzları farklılıklar arz eder. Tamam! Sözümüz olamaz. Ancak bir kısım insanlarımızın da bildiği gibi, aklıma gelip, her yerde ve her zamanda, acınası durumlarından dolayı, tüm insanlarımızın tespit edebildiği bu kimselere, seslenmeden edemedim, ve vah! vah dedim. Aşağıdaki satırları karaladım(böyle tâbir edilir ya!).

           İnsanlar kuruntuları ile hareket eden varlıklardır. Hayvanlar içgüdüleri ile hareket ederler. İçgüdü, hayvanların doğdukları anda, sanki Yaradan tarafından programlanmış hareketler zümresi olarak, beyinlerine zerk edilmiştir/ yerleştirilmiştir. İç güdüleri ile, her şeyi bilir pozisyonunda hareket etmelerinden, bu programlamanın Yaradan tarafından bünyelerine doğuştan konulduğu gerçeğini hiç kimse inkâr edemez. Aksi olsa idi, somon balıkları, her sene aynı yolu tâkip ederek, yumurtladıktan sonra ölmek üzere, binlerce kilometre yolu katetmeleri neyle izâh edilebilirdi. İçgüdüyü  ispat edemeyen ilim adamlarının "bu konuda ellerimiz, kollarımız bağlıdır" demelerinden anlaşılmaktadır ki, hayvanlardaki içgüdü doğuşlarından beyinlerine yerleştirilmiş doğal "çip" lerde muhafaza edilen bilgilerdir.

           Bu konuda karaladığım satırlarda, yaşantılarında hiç hesap vermeyecekmiş gibi hareket edenlere/ doğru tâbir ile, hesap gününü düşünmeyen gizli ve açık inkârcılara sesleniyorum. Bilindiği üzere bir kısım insanların görüntüleri farklıdır. Kendilerini ifade ederken başka insan görüntüsünde iken, yaptıkları/ yaşantıları ile başka bir insan görüntüsü verirler. Görüntüde inanmış profili çizerken; yaşantılarında yaptıkları ile, inkârcılardan da ileride, "gizli inkârcı" pozisyonuna düşerler. Ancak gizli inkârcılıklarını hiçbir zaman kabullenmezler.   

           Aşağıdaki satırlarda, insanların fânîliği/ herkesin mutlaka öleceği gerçeğini kulakardı ederek, yaşantısında kul hakkı doğuran cukkalamalarının hesabını vermeyecekleri kanaatine kapılanlara, seslenmek istedim:

           Fânîliği, bilemeden gidenlere;
           “Dünya malı dâimdir.” Diyenlere. Vah! Vah!

                      Sorgusunda donup kalan fânîlere;
                      Hep acıdım. Hep acırım. Vah! Vah!

           Geldin dünyaya, buldun mal ile hırsı;
           Hırs ile göçüp gidenlere. Vah! Vah!

                      Elin ile koymuş gibi hesapsızca aldın malı;
                      Mal sualin veremeyenlere. Vah! Vah!

           Ne kıldın namazını, ne ödedin kul hakkını
           Yazık oldu! Kul hakkıyla gidenlere. Vah! Vah!

                      Gözün doymaz az ile, ne bulursan yersin,
                      Dünyalığa doyamadan gidenlere. Vah! Vah!

           Şehvetine esirmişsin; kul hakkını bilmezmişsin,
           Helâl lokma, helâl eş; bulamadan gidenlere. Vah! Vah!

                      Elindeki değerlerin kıymetini görmeyene;
                      Altın taşırken, demir taşıdığını vehmedene. Vah! Vah!

           Sanatkârken, sanatkârlığını bilmeyene;
           Hep acıdım. Hep acırım. Vah! Vah!

           Saygılarımla... 17.11.2014 13: 45

           NOT: İki ayrı başlık altında ve farklı zamanlarda kaleme aldığım şiirlerimi birleştirdiğimi  bilgilerinize sunarım.
« Son Düzenleme: Ocak 04, 2016, 06:05:54 ÖS Gönderen: is »