Gönderen Konu: KIYAMET GÜNÜ  (Okunma sayısı 52 defa)

is

  • Administrator
  • Newbie
  • *****
  • İleti: 31
KIYAMET GÜNÜ
« : Eylül 21, 2020, 05:07:57 ÖS »
KIYAMET GÜNÜ

           2. Bakara Sûresi 254. Âyet- i Kerîme(43. Sayfa):

          “254- Ey iman edenler! Kendisinde hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün gelmeden önce, size verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda harcayın. Kâfirlere gelince, onlar zalimlerdir.”
 
           KIYAMET GÜNÜ SİZE VERDİĞİMİZ RIZIKLARDAN ALLAH YOLUNDA HARCAYIN:

           KIYAMET GÜNÜ:

           Hiçbir alışverişin,
           Hiçbir dostluğun,
           Hiçbir şefaatin bulunmadığı bir gün' dür.

           Sizlere verilen rızıklardan Allah yolunda harcanmasının, kıyamet gelmeden önce yapılmasında fayda olduğu için, bu şekilde Âyet ile bildirilmiştir.

           Öyle bir günün haberi verilmektedir ki, o gün:
           Hiçbir alışveriş olmayacaktır.
           Hiçbir dostluk bulunmayacaktır.
           Hiçbir şefaat kabul edilmeyecektir. O halde:

           Bu günlerde yaşanan korona virüs pandemisiyle, evlere kapanan insanların, bu târif edilen günden farkı yok gibidir. Aynen kıyametin olduğu günde olanlar gibi, ders almak için sebebimiz çoktur. Korona pandemisi de böyle bir günü hatırlatmak için bir vesile olmuştur.

           Bizlere verilen rızıklardan, yukarıdaki Âyet- i Kerîme’ de belirtildiği üzere, Allah yolunda harcanması istenmektedir. "Kâfirlerin zâlim olduklarının" ifade edilmesi, bu Âyet gereği, Allah  yolunda harcamayacaklarını bilen(gelecekte olanları önceden bildiği için) Allah, bu kimseleri, zâlim olarak değerlendirmektedir. Burada tüm insanların kader hücrelerindeki(Levh- i Mahfuz' da ki) bilgilerin muhafazası akla gelmektedir.

           Levh- i Mahfuz' da bu bilgiler(Allah' ın önceden bildiği bilgiler olması nedeniyle) toplanmakta, insanların ve cinlerin yaratılması ile, bu kimseler hakkında ki hayat boyu yapılanların dökümü diyebileceğimiz bilgiler, Açık bir Kütük' te/ Levh- i Mahfuz' da toplanmak üzere  depolanmakta, kıyamet gününe kadar bu bilgiler saklanmaktadır. Bu nedenle insanların bir kısmının zâlim olduklarını bilen Allah, kâfirleri, "zâlim" olarak önceden bildirebilmektedir.

           Kıyamet günü geldiğinde, herkes aynı seviyede olacak, hiç kimse ayrıcalıklı olmayacaktır. Dünyalık işlerde geçen torpillerin, rüşvetlerin, kayırmaların, akrabalık ilişkilerinin hiçbiri fayda vermeyecek; insanlar yaptıkları fiillerle, kazandıkları sevaplarıyla mizana tâbî tutulacaklardır. Kazandıkları fazla olanlarla, kazandıkları az olan/ kazanamayanların dereceleri Allah katında farklı olacak; neticede Cennet/ Cehennem' e hak kazanmış olarak hak ettikleri yerlere gönderileceklerdir.

           İşte Kıyamet, bu derecelendirmeleri, bu kazanan/ kaybedenleri gündeme getirilmesi için, dünyanın defterinin kapatılmasına vesile olan bir olaydır. İnsanların bu güne hazırlanmaları, akıllı olmalarının gereğini yerine getirmeleriyle mümkündür. Aklını kullanmayanların Kıyamet günü hüsrana uğrayacakları, çeşitli Âyet' lerle sık sık tekrarlanmıştır. Bu kadar tekrarlardan sonra, hâlâ akıllanmamış, insanların haklarını gasp eder, zulümle anılır olmalarını anlamak mümkün değildir. Zira aklı olanın azaba uğramayacağı, aklını kullanmayanların zararda oldukları bilinen bir gerçektir.

           Burada yazılanlar, Allah' a görmediği halde iman etmiş olanlara bir şey ifade eder. İnanmayanların düşünmeleri için bir fırsattır.

           İnanmayanlar kendileri isterlerse, bu fırsattan faydalanmaları için hâlâ zamanları vardır. Akıllarını kullanarak doğru yolu

(Allah' ın Kur' ân- ı Kerîmi' ndeki Âyet' lerle târif ettiği doğru yolu)

bulmaları için bu fırsatlardan faydalanmaları, kendilerinin inisiyatifinde olan bir husustur.

           Saygılarımla. 21.09.2020 14:39

           ÖNEMLİ NOT: Kur' ân- ı Kerîm Âyet' leri Elmalılı Ahmed Hamdi Yazır' ın Kur' ân- ı Kerîm Meâli' nden alınmadır.
« Son Düzenleme: Eylül 21, 2020, 05:14:08 ÖS Gönderen: is »