Gönderen Konu: CENNET' TE HÛRİLER  (Okunma sayısı 25 defa)

is

  • Administrator
  • Newbie
  • *****
  • İleti: 37
CENNET' TE HÛRİLER
« : Kasım 17, 2020, 01:00:16 ÖÖ »
CENNETTE VERİLEN HÛRİLER

78. NEBE SÛRESİ 31.32.33.34. ÂYET- İ KERÎME' LER(584. SAYFA)

           Nebe Sûresi Kıyametin gelişini haber veren bir Sûre' dir. Yeryüzünde Kıyamete inanmayanların sonuçta azaba uğrayacaklarını haber vermekte; inananlara ise, 31.32.33.34. Âyetlerde verilecek nimetleri saymaktadır. Bu nimetler dünya hayatındaki gibi zevk ü safa sürülecek nimetler değildir. Dolu kadehlerden kasıt bildiğimiz şarap kadehleri değildir. Ancak din düşmanları mı desem;

(suçlamıyorum. “HİÇ BİLENLERLE BİLMEYENLER BİR OLUR MU?” 39. Zümer Sûresi 9. Âyet- i Kerîme(460. Sayfa) diyen Âyet' i hatırlatıyorum.)

câhil bırakılmış zavallılar mı desem; devamlı ters yöne çekerler; her sözden bir mânâ çıkarmaya çalışırlar. Tenkit etmekten başka bir şey yapmazlar. Ancak Âyet' leri verirken noksan da verirler. Örnek verirsem:

           [ 5. Maide Sûresi 33.34. Âyet- i Kerîmeler(114. Sayfa):
“33- Allah ve Resulüne karşı savaşan ve yeryüzünde fesat çıkarmaya çalışanların cezası, ancak öldürülmeleri veya asılmaları yahut ayak ve ellerinin çaprazlama kesilmesi, ya da yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için bir zillettir. Ahirette ise onlar için büyük bir azab vardır.”

           “34- Ancak kendilerini yakalamanızdan önce tevbe edenler başka. Bilin ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir”


           ALLAH VE RESULÜNE KARŞI SAVAŞANLAR İLE YERYÜZÜNDE FESAT ÇIKARMAYA ÇALIŞANLARIN CEZALARI:
           5. Maide Sûresi 33.34. Âyet- i Kerîmeler(114. Sayfa):


           -Öldürülmeleri,
           -Asılmaları,
           -Ayak ve ellerinin çapraz kesilmesi,
           -Yeryüzünde başka bir yere sürgün edilmeleridir.

           Bu Âyet' in cezâi müeyyideleri(yaptırımları), bunlar olmakla birlikte, Allah’ ın bağışlayıcılığı karşısında, bir inanmış kimse, en hafif cezaya meyleder. Zira Allah merhametiyle bu hafifletici hükmü de Âyet' ine koymuştur. Sürgün edilmelerini, daha uygun ceza olarak Âyet' inde belirtmiştir.

           Allah bu hafifletilmiş ceza olan sürgün maddesini, neden koymuştur?

           Rahim ve Rahman olan Allah' ın esirgeyiciliğinin ve bağışlayıcılığının, azâbından daha fazla olduğunu bildirmek için koymuştur.

           34. Âyet- i Kerîme’ de ise, kendilerini yakalamanızdan önce tevbe etmeleri halinde, affa uğrayacaklarını bilmemiz, ona göre davranmamız gerekmektedir. Bu hüküm çerçevesinde Allah' ın bağışlayıcılığını kimse göz ardı edemez. Bu nedenle, en ağır ceza olan, el ve ayaklarının kesilmelerine, muttaki kullarından, hiç kimse hükmedemez. Ağır olan cezayı değil; Allah' ın gösterdiği en hafif cezayı tercih eder. Bu insanlara olan merhamet hislerinin gereğidir. Bu Âyet' i tenkit edenler:

           "Bak Allah da el, ayak kesiyor. Vahşet değil mi bu" derler. 35. ve 36. Âyet' leri hiç okumazlar. Zira orada Allah' ın bağışlayıcılığı, Rahman ve Rahim sıfatı öne çıkmaktadır. Bu Âyet' i okusalar; Allah' a vahşi sıfatını yakıştıramayacaklardır. ]

           78. Nebe Sûresi' nin 31.32.33.34. Âyetlerinden sonra gelen 35.36. Âyet' leri:

           78. Nebe Sûresi 35.36. Âyet- i Kerîmeler(584. Sayfa):
           "35. Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan."
           "36. (Bunlar) Rabbinden yeterli bir bağış olarak (verilir)."


           Takva sahiplerinin gittikleri yerde(burası elbette Cennet olacaktır), verilen nimetler, Rabb' lerinden bir bağış olarak verilmiştir.

           Allah' ın bağış olarak verdiği nimetlerin, insanların dünyevî arzu ve heveslerine uygun olan şeyler olduğunu kim söyleyebilir. Zira bağışı yapan Allah, nimet olarak verdikleri(31.32.33.34. Âyetlerde), bahçeler, bağlar, yaşıt kızlar, dopdolu kadehler ise; bunların dünyevî, süflî istekler gibi olacağını düşünmek bile, "Allah' a teslimiyet dini olan İslâm' dan nasibini almamışlığa eşdeğerdir" desek yanlış mı söylemiş oluruz? Hayır. Yanlış değil. Sonra 35. Âyet' de ne diyor:

           "35. Orada ne boş bir söz işitirler, ne de bir yalan."

           Boş sözlerle, süflî dünyevî isteklerin ve yalanın olmadığı o yerde, verilen bu nimetlerin de insanların yanlış anlamalarına meydan bırakacak nimetler olmadığını söyleyebiliriz.

           Vesselâm(işte bu kadar/ son söz budur/ sözün özü budur. tdk).

           Saygılarımla. 17.11.2020 00:53
« Son Düzenleme: Kasım 17, 2020, 01:14:09 ÖÖ Gönderen: is »