Gönderen Konu: ŞARAP VE KUMARIN GÜNAHLARI, MENFAATLERİNDEN DAHA BÜYÜKTÜR  (Okunma sayısı 287 defa)

is

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 231
ŞARAP VE KUMARIN GÜNAHLARI, MENFAATLERİNDEN DAHA BÜYÜKTÜR
İHTİYAÇTAN FAZLASINI İNFAK EDİN(NAFAKA OLARAK VERİN)


           ŞARAP VE KUMARDA BÜYÜK BİR GÜNAH, BİR DE İNSANLAR İÇİN BAZI MENFAATLER VARDIR. FAKAT GÜNAHLARI, MENFAATLERİNDEN DAHA BÜYÜKTÜR:

           NAFAKA OLARAK NEYİ VERECEĞİZ? İHTİYAÇTAN FAZLASINI İNFAK EDİN(NAFAKA OLARAK VERİN):

           2. Bakara Sûresi 219. Âyet- i Kerîme(35. Sayfa):
           “219- Ey Muhammed! Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır. Fakat günahları, menfaatlerinden daha büyüktür. Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin. İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor. Umulur ki siz düşünürsünüz.”


           Bu Âyet’ i kerîme gerçek bir MÛCİZE’ dir. Zira:

           Allah’ ın, 1400 sene önce Peygamber’ imiz Hazreti Muhammed’ e gönderdiği bu Âyet’ te MÛCİZE olan ifade:

           “…Bu ikisinde büyük bir günah, bir de insanlar için bazı menfaatler vardır…” sözüdür ki, ilmin 1400 sene sonra ancak ulaştığı, “KALP DAMARLARINI AÇMA” araştırmasının,  1400 sene önce, bu Kur’ an Âyet’ i ile “TESCİL EDİLMESİ” dir. İşte bu Âyet’ in, “…bazı menfaatler vardır…” ifadesi gerçek bir MÛCİZE’ dir.

           Bu Âyet aynı zamanda:

           “KUR’ AN’ I MUHAMMED KENDİ YAZDI” sözlerinin:

           “NE BÜYÜK BİR YANLIŞ” olduğunun ispatıdır. Zira:

           Hazreti Muhammed’ in LABORATUVARLARI mı vardı da:

           KALP DAMARLARINI AÇACAĞINI BU LABORATUVARLARDA BULDU DA:

           “İNSANLAR İÇİN BAZI MENFAATLER VARDIR” mı dedi?

           Kargaların bile güleceği bir tez’ e akıllıyım diyebilen(kendilerine sorun. “Akıllıyım” derler.) bu insanların tutundukları dallarının ne kadar çürük olduğunun ispatıdır.

           Bu Âyet- i Kerîme ‘ nin son 4 cümlesinde:

           “219…Yine sana neyi infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını infak edin. İşte böylece Allah, size âyetlerini açıklıyor. Umulur ki siz düşünürsünüz.”

           NAFAKA OLARAK NEYİ VERECEĞİZ?
           İHTİYAÇTAN FAZLASINI İNFAK EDİN(NAFAKA OLARAK VERİN):


           “…İhtiyaçtan fazlasını infak edin…” denilmektedir. Burada bizim gelirimizin, zorunlu ihtiyaçlarımız dışında kalan, fazlalık olarak niteleyebileceğimiz kısmını, elbette var ise,

(bilindiği üzere ülkemizde yaşayan insanlarımızın çoğunluğu sınırda yaşamaktadır)

Âyet- i Kerîme çerçevesinde, ihtiyaç sahiplerinin infakı için kullanmalıyız. Lüks içerisinde yaşamak için ayrılan kısmı, bu Âyet- i Kerîme çerçevesinde, “ihtiyaç sahiplerinin hakkı” olarak değerlendirebiliriz. Bunun böyle bilinmesi, Müslüman kimseler olarak, sorumluluklarımız açısından, önem arz eder.

           Elbette bu ifadelerin muhatabı muttaki kullardır. Kur’ ân- ı Kerîm’ in tüm Âyet’ lerini, iman etmiş, muttaki kimseler tam olarak tatbik ederler. İnanmayan kimseye bu sözlerimiz tesir eder mi? Bilinmez. Tesir etmesini dileriz.

           Bu arada, birçok Âyet’ te, Allah(c.c.) israftan kaçınmamızı, ısrarla tavsiye etmektedir.

           MALLARINI SAÇIP SAVURANLAR  ŞEYTANLARIN KARDEŞLERİDİR:
           17. İsrâ Sûresi (26.- 27.) Âyet- i Kerîmeler(285. Sayfa):
           “26. Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber malını saçıp savurma.”

           “27. Çünkü (malını) saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı çok nankördür.”


           Bu Âyet, “malını saçıp savuranların, şeytanların kardeşleri” olduğunu söylemektedir. Bu hususta, Allah kullarına öyle bir ölçü vermektedir ki, bu ölçü çerçevesinde, herkesin kendi imanının derecesine göre hareket etmesi söz konusudur.

           Bir insan vardır ki, günlük ihtiyacı hâricinde ki bütün varlığını fakirlere sadaka olarak verir. Bir insan da vardır ki, ihtiyacının çokluğu bahanesi ile, elinin sıkı olacak derecede kapalı olduğunun farkına varamaz.

           Bu durumda Allah ölçüyü koymakta, İsrâ Sûresi 27. Âyet- i Kerîme’ de, “malını saçıp savuranların, şeytanların kardeşleri” olduğunu söylemektedir. Demek ki, insanlar orta noktayı bulmak zorundadırlar:

           -Ne çok fazla dağıtarak, kendi ailesinin ihtiyaç içine düşmesine neden olacak;

           -Ne de elini fazla sıkı tutarak, fakirin ihtiyacını gidermekten geri duracaktır. "Mallarınızın ihtiyaçtan fazlasını infak edin" diyen, Allah' tır. Bu emir ile birlikte, insanların imanlarının derecesi kontrol edilebilmektedir.

           Bu cömertliğin ya da eli sıkı olmanın değerlendirmelerini yapacak olan Allah' tır. Kula düşen ise, ihtiyaç fazlasının sınırlarını tâyin edebilme basiretinde/ hassasiyetinde olabilmesidir.

           Allah, cümlemizi, ihtiyaçlarının sınırlarını zorlamak suretiyle, fakirin hakkı olanı verebilen kullarından eylesin.

           Saygılarımla. 09.09.2021 23:53

ÖNEMLİ NOT:

1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE, TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!



« Son Düzenleme: Eylül 18, 2021, 12:29:50 ÖS Gönderen: is »