Gönderen Konu: DUALARIN KABULÜ  (Okunma sayısı 88 defa)

is

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 106
DUALARIN KABULÜ
« : Temmuz 30, 2021, 12:36:08 ÖS »
DUALARIN KABULÜ

           İNSANLAR HAYRI ÇARÇABUK İSTERLER:

           ALLAH, İNSANLARA, HAYRI ÇARÇABUK İSTEDİKLERİ GİBİ ŞERRİ DE ALEL- ACELE VERSEYDİ, ONLARIN HEMEN ECELLERİNİ GETİRİVERİRDİ:
           10. Yunus Sûresi 11. Âyet- i Kerîme(210. Sayfa):
           "11- Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de alel-acele verseydi, onların hemen ecellerini getiriverirdi. Fakat bize kavuşmayı ummayanları kendi hallerine bırakırız da azgınlıkları içinde bocalayıp giderler."

           İnsanlar her istediklerinin çarçabuk olmasını beklerler. Ancak en doğruyu bilen Allah, duaların karşılığında, en hayırlı zamanda isteklerimizi kabul eder. Zira en doğruyu, en doğru zamanda veren Allah’ tır.

           İnsanların dualarının tek kabul edeni, tek muhatabı Allah’ tır. Ancak Allah, dualarımızın kabulünün en doğru zamanda olmasını istediğinden, kabul zamanı biz insanların beklentilerinin çok ötesinde bir zaman dilimine kaymış olduğu görülebilir. Dualarımızın kabulünün uzak zamanlara kaymış olması durumunda, dualarımızın kabul olmadığı düşüncesiyle, bu gecikmeyi buruk karşılarız. Neden kabul edilmediğini sorgulamaya kalkarız. Aslında, kabul edildiği zamanın, "en hayırlı zaman olduğunu" bilmediğimizden acele ederiz.
 
           “Allah insanlara zerre kadar zulmetmez.”
           “Allah tüm insanların mutluluğunu ister.”


           Bu Âyet hükümleri çerçevesinde, Allah' ın dualarımızı kabul etmemesi düşünülemez. Muttaki kullar dua ederler, ne zaman kabul edileceğini Allah’ a bırakırlar. O zaman kabul edilme zamanının geciktiğini düşünmelerine gerek kalmaz. Zira en hayırlısı, “Allah’ ın tâyin ettiği zamandır” diyebilirler.

           Duaların kabul edilmemesi durumunda, inanmış kimselerin “vardır bunda da bir hayır” diyebilmeleri, imanlarının gereğidir. Bir şeyin hayır mı; şer mi olduğunu ancak Allah bilir. Allah hayırlı olmayan bir duayı kabul etmeyip; o duanın hayırsız olduğunu bildiği için, duanın kabul edilmemesi durumunda, inanmış olmanın, daha doğru ifade ile imanlı olmanın gereği olarak:

           -Allah' ın bildiğini biz bilmiyoruz. Duamın hayırlı olmadığını bilen Allah kabul etmedi. O halde Allah' ım beni seviyor. Benim mutsuzluğumu istemiyor" diyebilmeliyiz.

           Bunu kalben kabul edenlerin huzuru, bu çerçevede yaşadıkları takdirde, en hayırlı zamanda kabul edileceğini bilmelerinden ya da hayırlı olmadığını bilmelerinden kaynaklanır. Hiçbir zaman huzursuzluk hissi ile yaşamazlar. Zira Allah’ ın takdirine inanmak yüzde itibariyle % 5- 10 inanırım/ yüzde itibariyle % 85- 90 inanırım şeklinde olmamalıdır.

           İNANMAK, asıl manası ile İMAN ETMEK ŞEKLİNDE OLMALI, şu kadar inanırım bu kadar inanırım hesaplarına girilmemeli; iman etmek % 100 inanma şeklinde olmalıdır.

           Âyet’ te, “Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de alel-acele verseydi, onların hemen ecellerini getiriverirdi” demek suretiyle, dualarımızı Allah’ a arz ettikten sonra, kabul edilmesinin mutlaka Allah’ ın takdirine bırakılmasının şart olduğunu anlamamız gerektiğini bildirmektedir. Zira:

           “EN HAYIRLI ZAMANI ALLAH BİLİR.”

           Saygılarımla. 30.07.2021 12.37

ÖNEMLİ NOT:

1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE, TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!

« Son Düzenleme: Eylül 19, 2021, 12:18:19 ÖS Gönderen: is »