Gönderen Konu: İNSANLAR HAYRI ÇARÇABUK İSTERLER  (Okunma sayısı 114 defa)

is

  • Administrator
  • Full Member
  • *****
  • İleti: 231
İNSANLAR HAYRI ÇARÇABUK İSTERLER
« : Mayıs 01, 2022, 07:37:43 ÖS »
ALLAH, İNSANLARA, HAYRI ÇARÇABUK İSTEDİKLERİ GİBİ ŞERRİ DE ALEL- ACELE VERSEYDİ, ONLARIN HEMEN ECELLERİNİ GETİRİVERİRDİ

           İNSANLAR HAYRI ÇARÇABUK İSTERLER:

           ALLAH, İNSANLARA, HAYRI ÇARÇABUK İSTEDİKLERİ GİBİ ŞERRİ DE ALEL- ACELE VERSEYDİ, ONLARIN HEMEN ECELLERİNİ GETİRİVERİRDİ:

           10. Yunus Sûresi 11. Âyet- i Kerîme(210. Sayfa):
           "11- Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de alel-acele verseydi, onların hemen ecellerini getiriverirdi. Fakat bize kavuşmayı ummayanları kendi hallerine bırakırız da azgınlıkları içinde bocalayıp giderler."


           İnsanlar her istediklerinin çarçabuk olmasını beklerler. Ancak en doğruyu bilen Allah, dualarımızın karşılığında, en hayırlı zamanda isteklerimizi kabul eder. Zira en doğruyu, en doğru zamanda veren Allah’ tır.

           İnsanların dualarının tek kabul edeni, tek muhatabı Allah’ tır. Ancak Allah, dualarımızın kabulünün en doğru zamanda olmasını istediğinden, kabul zamanı biz insanların beklentilerinin çok ötesinde bir zaman dilimine kaymış olduğu görülebilir. Dualarımızın kabulünün uzak zamanlara kaymış olması durumunda, dualarımızın kabul olmadığı düşüncesiyle, bu gecikmeyi buruk karşılarız. Neden kabul edilmediğini sorgulamaya kalkarız. Aslında, kabul edildiği zamanın, "en hayırlı zaman olduğunu" bilmediğimizden acele ederiz.
 
           ALLAH İNSANLARA ZERRE KADAR ZULMETMEZ:
           10. Yunus Sûresi 44. Âyet- i Kerîme(215. Sayfa):
           “44- Şurası kesindir ki Allah, insanlara zerre kadar zulmetmez. Ne var ki, insanlar kendi kendilerine zulmedip duruyorlar.”
 
           ALLAH, HİÇ KİMSEYE ZERRE KADAR ZULÜM ETMEZ:
           4. Nisâ Sûresi 40. Âyet- i Kerîme(86. Sayfa):
           “40. Şüphesiz ki Allah, hiç kimseye zerre kadar zulüm etmez. Eğer yapılan iyilik zerre kadar da olsa, onun sevabını kat kat artırır. Ve kendi katından büyük bir mükafat verir.”

           Bu Âyet' lerin hükümleri çerçevesinde, Allah' ın dualarımızı kabul etmemesi düşünülemez. Muttaki kullar dua ederler, ne zaman kabul edileceğini Allah’ a bırakırlar. O zaman kabul edilme zamanının geciktiğini düşünmelerine gerek kalmaz. "En hayırlısı, Allah’ ın tâyin ettiği zamandır” diyebilirler.

           Duaların kabul edilmemesi durumunda, inanmış kimselerin “vardır bunda da bir hayır” diyebilmeleri, imanlarının gereğidir. Bir şeyin hayır mı; şer mi olduğunu ancak Allah bilir. Allah hayırlı olmayan bir duayı kabul etmediğinde; inanmış olmanın, daha doğru ifade ile imanlı olmanın gereği olarak:

           -Allah' ın bildiğini biz bilmiyoruz. Duamın hayırlı olmadığını bilen Allah kabul etmedi. O halde Allah' ım beni seviyor. Benim mutsuzluğumu istemiyor" diyebilmeliyiz. 

           Bunu kalben kabul edenlerin huzuru, bu çerçevede yaşadıkları takdirde, en hayırlı zamanda kabul edileceğini bilmelerinden ya da hayırlı olmadığını bilmelerinden kaynaklanır. Hiçbir zaman huzursuzluk hissi ile yaşamazlar. Zira Allah’ ın takdirine inanmak yüzde itibariyle % 5- 10 inanırım/ yüzde itibariyle % 85- 90 inanırım şeklinde olmamalıdır.

           İNANMAK, asıl anlamı ile İMAN ETMEK şeklinde olmalı, şu kadar inanırım bu kadar inanırım hesaplarına girilmemeli; iman etmek

           % 100 İNANMA şeklinde olmalıdır.

           Âyet, “Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de alel-acele verseydi, onların hemen ecellerini getiriverirdi” demek suretiyle, dualarımızı Allah’ a arz ettikten sonra, kabul edilmesinin mutlaka Allah’ ın takdirine bırakılmasının şart olduğunu anlamamız gerektiğini bildirmektedir. Zira:

           “EN HAYIRLI ZAMANI BİLEN ALLAH’ TIR.”

           Allah’ ın bizlere en hayırlısını vereceğine inanarak şükredebilen kullarından olmak dileklerimle.

           Saygılarımla. 01.05.2022 19:39

ÖNEMLİ NOT:

           1-) KİTABIMIN FORMATI GEREĞİ:


           1- EZBERLEMEMİZ GEREKEN ÂYET' LERİ KISACA BAŞLANGIÇ CÜMLESİNE KIRMIZI FONTLA;
           2- ALTINA SÛRE NUMARASI, SÛRE ADI, ÂYET NUMARASI, HANGİ SAYFADA OLDUĞUNU MAVİ FONTLA;
           3- ÂYET MEÂLİNİ SİYAH FONTLA YAZMAKTAYIM.

           BU FORMAT, TEKRAR ETMELERİ BARINDIRSA DA, OKUMADA GERİ DÖNMELERİ ÖNLEME AÇISINDAN ZAMAN KAZANDIRACAĞI İÇİN, FAYDALI OLACAKTIR KANAATİNDEYİM.

           2-) KİTAPTAN DAHA FAZLA OKUYUCUYA ULAŞABİLECEĞİM İÇİN, SİTEMDE(www.koseyazilarinayorumlar.com), TÜM AÇIKLAMALI ÂYET’ LERİ SUNMAKTAYIM, İNŞALLAH!
« Son Düzenleme: Mayıs 02, 2022, 12:13:05 ÖÖ Gönderen: is »