Gönderen Konu: KIRMIZI AYAKKABININ GİZEMİ  (Okunma sayısı 5342 defa)

is

  • Administrator
  • Sr. Member
  • *****
  • İleti: 473
KIRMIZI AYAKKABININ GİZEMİ
« : Aralık 19, 2023, 12:15:25 ÖS »
KIRMIZI AYAKKABININ GİZEMİ


           Yâsemin yeşil gözlü, kızıl saçlı, kendine güvenen bir kızmış. İlkokul dördüncü sınıf öğrencisiymiş ve oldukça başarılıymış. En iyi arkadaşları anaokulundan beri görüştükleri Çiğdem ve ilkokulda tanıştığı Özgür'müş. Üç arkadaş, her hafta, fırsat buldukça görüşüp eğlenirlermiş.

           Üçü bir aradayken zamanın nasıl geçtiğini anlamazlarmış. En sevdikleri şeylerden biri deniz kıyısında yürüyüş yapmak ve kumsalda deniz kabuğu toplamakmış.

           Yine bir gün üç arkadaş deniz kıyısında farklı deniz kabukları bulmak için uğraşırken, Yâsemin kumların arasında kırmızı renkli, ışıl ışıl parlayan bir çift ayakkabı görmüş. Hemen arkadaşlarına seslenmiş:

           -Çiğdem, Özgür çabuk buraya bakın, demiş. Çiğdem ve Özgür hemen Yâsemin'in yanına koşmuşlar ve kırmızı ayakkabıyı görünce şaşırmışlar. Ayakkabı o kadar güzel parlıyormuş ki, kırmızı rengi âdeta göz alıyormuş. Çiğdem ayakkabıyı hemen kumların arasından çekip çıkarmış. Aman Allah'ım o da ne! Ayakkabı çocukların giydiği ayakkabılara benzemiyormuş. Ayakkabının burnu üçgen şeklinde ve şeffafmış. İçerisinde garip şekilli işaretler ve düğmeler varmış. Çocuklar ilk defa böyle garip bir ayakkabı gördükleri için çok şaşırmışlar. Bu ayakkabının hiçbir insan ayağına olmayacağını düşünmüşler. Özgür şaşkınlık, biraz da korku içerisinde:

           -Arkadaşlar bu ayakkabının gizemini çözmeliyiz. O yüzden bu ayakkabıyı alalım ve akşam bizde toplanıp; ne yapacağımıza karar verelim, demiş. Bunun üzerine Özgür ayakkabıyı almış ve akşam buluşmak üzere sözleşmişler. Çocuklar için yeni bir macera başlıyormuş.

           Akşam Özgür'ün evinde buluşan çocuklar gizemli ayakkabıyı incelemeye başlamışlar. Ayakkabının içindeki işaretlere ve düğmelere dokunmak istiyorlarmış ama ne olacağını bilmedikleri için buna cesaret edememişler. Bir süre sonra Özgür daha fazla dayanamayarak yıldız şeklindeki düğmeye basmış ve ardından etrafa çok kuvvetli parlak bir ışık yayılmış. O anda çocuklar hiçbir şey göremez olmuşlar, fakat bir ses duymuşlar. Duydukları ses onlara, ellerindeki kırmızı ayakkabıyı kendisine vermeleri gerektiğini çünkü bu ayakkabının onun için değerli olduğunu söylemiş. Bunun üzerine Yâsemin:

           -Sen kimsin ve bu ayakkabıyı neden istiyorsun diye sormuş. Duydukları ses adının Pilo olduğunu, kendisinin bir uzaylı olduğunu ve şu anda onlarla uzaydan konuştuğunu söylemiş. Bu konuşmalardan hiç kimseye bahsetmemelerini istemiş. Bu istek üzerine Çiğdem, ona nasıl güvenebileceklerini sormuş. Pilo bir anda yanlarında belirivermiş ve onlara ayakkabıyı neden istediğini anlatmış:

           -Bir gün gezegenimin etrafında dolaşırken bir meteorun çok hızlı bir şekilde bana doğru geldiğini gördüm ve çok korktum. Âniden gemiden dışarı çıktım. Ancak meteor uzay gemimi hızla dünyaya doğru sürükledi. Teknolojimiz çok gelişmiş olduğu için uzay gemimi, dünyaya girdiğinde, siz insanlar korkmasın diye, bir çift kırmızı ayakkabıya dönüştürdüm. Bu yüzden gemimin güvende olduğunu biliyordum. Sizler gemimi bulup düğmeye bastığınızda onun yerini bulmuş oldum. Sizlere teşekkür ederim. Şimdi eve dönme zamanım geldi, demiş.

           Yâsemin, Çiğdem ve Özgür ne kadar şaşırsalarda, Pilo'ya uzayla ilgili birçok sorular sormuşlar. Pilo'ya hayatları boyunca bir daha böyle bir macera yaşayamayacaklarını söyleyerek onu uğurlamışlar. O günden sonra ayakkabılarını giyerken, deniz kenarında eğlenirken ya da geceleri gökyüzüne bakarken Pilo'yu hatırlamış ve yaşadıkları bu macerayı hiç unutmamışlar.

           Yaşam boyu sağlık ve mutluluklar sizlerin olsun.

           Yeni hikâyelerde görüşmek üzere, mutlu ve sağlıklı günler dileklerimle.

           Tüm okuyucu arkadaşlarına sevgilerim ve büyüklerime saygılarımla. 19.12.2023

           Ece Güneş
« Son Düzenleme: Aralık 19, 2023, 12:32:28 ÖS Gönderen: is »